"Türk orduları, tarihte benzeri görülmemiş kahramanlıklar, fedakârlıklar göstermiştir. "
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Biz sorduk, Okan Dikmen yanıtladı. Soranın Onuncu köy olduğunu bilmiyordu elbette. Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yapılan düşmanlığın, kinin boyutunu göstermesi bakımından bu söyleşiyi yayınlıyor, yorumları sizlere bırakıyorum. Zorunlu askerliğe karşı olduğunu her fırsatta dile getiren bu şahıs, köşeye sıkışınca Mehmetçiğe sarılıyor. Amaçladıkları tek şey Türk askerini karalayıp, terörist damgası yapıştırmak. Orduya karşı ciddi şekilde ''kuyruk acısı'' olduğu gözüken,''Ergenekon terör örgütü'' diye atılmış bir forum başlığının 245. sayfasında, TSK'ya demediğini bırakmayan mister Okan, kendisine sorduğumuz sorulara bakın ne cevaplar veriyor.
Kırmızı renkli kelimeleri tıklarsanız, mister Okan’ın mesajlarının ekran
görüntüsü çıkar.
-Zor gelen, beğenmeyen verir istifasını çeker gider, kimseye (Türk subaylarını kastediyor) silah zoru ile eşkiya avcılığı yaptırılmıyor bu ülkede.
Okan bey, Türk subayları kahraman değiller mi yani. Bunu nasıl yazabiliyorsunuz?
-Bana göre kahramanlık farklı bir kavram. Kahramanlar hiçbir karşılık olmadan görev yapanlara denir benim gözümde. Tabi ki mesleğini çok seven çok cesur ve bilgili subaylarımız var, ama benim için gerçek kahraman Mehmetçiklerimizdir. Babama bile söylerim bunu ve haklısın der bana.
Yani subaylarımız maaş almasınlar mı, sözlerinizden bu çıkıyor? (İmamların maaş alması İslami açıdan günah olmasına rağmen hepsi tıkır tıkır maaşlarını alırlar)
-Yooo hayır bunu demiyorum ben. Söylemek istediğim kahramanlık diye bir meslek yoktur. Maaş karşılığı kahramanlık olmaz. Subaylarımızda aynen bir maliye memuru gibi maaşları karşılığı yapmakla mükellef oldukları görevlerini yapmaktadırlar. Ama asker öyle değildir, fikrine düşüncesine hayat görüşüne bakılmadan zorla askere alınır ve gerekirse kanun zoru ile canını vermesi istenir. Ve o verdiği can için hiçbir karşılık beklemez ve alamaz.
Bakın; ''kahramanlık'' diye bir meslek zaten yoktur. Ancak o subaylarımıza, halkın kendilerine yakıştırdığı haklı gerekçelere dayanarak verilmiş bir armağandır kahramanlık mertebesi. Biraz bunu karıştırıyorsunuz gibime geldi.
-İşte ben bu yaftaya pek inanmıyor ve itibar etmiyorum açıkçası. Bu millet malum biraz duygusaldır, bu tip yaftalamalara bayılır.
BKZ: Her Türk asker doğar, şehitler ölmez vs palavraları gibi..
Tahmin etmiştim bu zamana kadar yazdıklarınızdan.
-Sokağa çıkıp önünüze gelen herkese sorun bakalım "Süleyman Aydın" kimdir? 5 kişi bilirse gelin yüzüme tükürün. Ama gelin görün ki bu soruyu sorduğunuz ve cevap alamadığınız binlerce kişi bir şehit cenazesinde hiç utanmadan, sıkılmadan büyük bir ikiyüzlülükle "şehitler ölmez" diye bağırıp çağırabiliyorlar.
Şehitlerimiz toplu halde Türk halkının gönlündedir zaten. Biz Türkler binlerce yıldır şehit veriyoruz. Bundan sonrada vereceğiz. Bir isim vererek (Süleyman Aydın) demogoji yapmış olmuyor musunuz?
-Siz, pkk denilen çapulcuların bile ilk sözde şehitleri olan Mahsun Korkmaz adına akademi yaptıklarını biliyor musunuz? Süleyman Aydın adına bir çeşme bile yok bu ülkede. "Onlar gönüllerimizde" laflarıyla bu davaya milli sadakat sağlanmıyor. Ama sizde haklısınız, William Wallace'ın bile daha çok tanınıp bilindiği ülkemde, ne yazık ki Süleyman Aydın bölünmezliğin bayrağı olmamış, olamamıştır.
Bütün bu söyledikleriniz Türk subaylarının kahraman olmadığını çıkartmıyor ortaya. Unutmayın Kubilay'da bir kahramandır. Şimdi görev yapan Mehmet Teğmenlerde, Hüseyin Yüzbaşılarda...
-Tabi bu sizin görüşünüzdür saygı duyarım. Ama dediğim gibi benim için gerçek kahraman sadece Mehmetçiklerdir. Diğeri bir meslek.
Okan bey, sizin felsefenize göre subaylarımız bu işi meslek olarak yaptıkları için kahraman sayılmıyorlar! Peki bir ordudan subayları çıkarttığınızda, askerler nasıl savaşacaklar? Kaldı ki tarih kitapları binlerce kahraman Türk subayının yaptıklarından söz ederler. Siz şimdi şehitlik ve gazilik mertebesini de çok göreceksiniz sanırım subaylarımıza. Atatürk'te bir subay değil miydi?
*
Söyleşimizin bir bölümünde ''yüzüme tükürün'' diyor. Emin olun bunu yapmaya kalktığınız zaman; bahar yağmuru diyecektir.
Cem Akkılıç
23 Ocak 2009
Her köşeye sıkıştığında ''babam emekli Albay'' diyen Okan Dikmen ağzının payını alıyor. Umutyolu rumuzlu kişi, Okan’a öyle bir cevap yapıştırıyor ki, kahramanımız (!) ortadan kayboluyor.
Verdiğim linkteki Umut yolunun mesajlarını okuduğunuz da durumu anlayacaksınız.
-->
''Bir rica'' başlıklı e-posta. Yazan: Okan Dikmen.
Cem Bey;
Hayat görüşlerimiz farklı olabilir, siyasi görüşümüz farklı olabilir, zevklerimiz farklı olabilir ancak ortak payda da hepimiz insanız ve bu sıfata layık olmaya çalışıyoruz. Şahsınıza ait sitede bulunan "TSK düşmanı Okan Dikmen" ifadesi beni, eşimi, annemi ve büyük ihtimalle mezarındaki babamı fazlasıyla üzmüş ve üzmeye de devam etmektedir. Hayatımda düşman olabileceğim en son kurum olan TSK hakkında şahsıma böylesine asılsız ve seviyesiz bir yakıştırma yapılması akla, mantığa ve vicdana aykırıdır. Ben bu ülkenin milli formasını 72 kere giyme ve ülkemi uluslararası arenada temsil etme onuruna erişmiş birisiyim. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, TBMM ve Spor bakanlığından toplam 11 üstün başarı ödülüne sahip olan şahsımın bu devletin en ufak kurumuna bile "düşman" olabilmesi imkansızdır. Bir kurum içerisindeki aksaklık ve zaafiyetleri en objektif biçimde dile getirip vatandaş olarak bu sorunların düzelmesini beklemek o kuruma karşı olan düşmanlıktan değil sevgi ve ilgiden ileri gelir. Unutmayın ki TSK sizin değil ama benim yuvamdır. Orada doğdum, büyüdüm ve öleceğim. Ve unutmayın ki hiç kimse yuvasına düşman olamaz. Sadece ve sadece daha iyi olmasını ister. Eğer siz "düşmanlık ve eleştiri" arasındaki farkı özümsemişseniz zaten ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız.
Sizden ricam hakkımdaki bu hakarete varan asılsız ifadeyi sitenizden kaldırmanız veya düzeltmenizdir. Şimdi Allah korusun ben bir site açıp sizin bazı yorumlarınızı çarpıtarak hakkınızda olur olmaz yalan yanlış ithamlarda bulunsam ve doğal olarak bu ifadeler sizi ve çevrenizdekileri rencide etse; bu yaptığımın yanlışlığın vebalini nasıl öderim?
En azından beni bu sefer "doğru" anlayacağınız ümidiyle, iyi çalışmalar dilerim.
29 Nisan 2009
Okan beyin rica başlıklı yazısını, noktası virgülüne dokunmadan yayınladım. Bunu, herkesin cevap hakkı olduğuna inandığım için yaptım. Mesela wowturkey tayfası bunu asla yapmaz!.. Forumda yazdıklarınızı silerler ve sonra; ''bakın ulusalcılar cevap veremedi, biz haklıyız'' ayaklarına yatarlar. Görenler, hakikaten ulusalcılar cevap yazamamış zannederler.
Okan beyin yazısında; ''Unutmayın ki TSK sizin değil ama benim yuvamdır'' cümlesine katılmıyorum. Çünkü ben, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde onurumla vatani görevimi yapmış, bu görevim esnasında PKK terör örgütünün şehir sularını zehirlemesinden dolayı, önce Erzurum Kazım Karabekir askeri hastanesinde, oradan da Ankara GATA da tedavi görmüş birisiyim. Öz amcam İlhan Akkılıç Hava Kuvvetleri'nde Teğmenken 1968 yılında şehit olmuş, rahmetli dedelerimin her ikisi de Kurtuluş Savaşı'nda savaşmış ve bir tanesi de Atatürk’ün yıllarca yakın hizmetinde bulunmuştur.
Okan bey yobazların cirit attığı bir sitede AKP hayranlığı yapmaktadır. İktidar'ı yıkayıp, yağlayabilir. Buna itirazım yok ama, Türk subayları için, onlar kahraman değildir diyemez. Dediği zaman; hopp dur bakalım diyenler çıkar.
Okan bey yobazların cirit attığı bir sitede AKP hayranlığı yapmaktadır. İktidar'ı yıkayıp, yağlayabilir. Buna itirazım yok ama, Türk subayları için, onlar kahraman değildir diyemez. Dediği zaman; hopp dur bakalım diyenler çıkar.
Kahraman Türk ordusu, halkıyla et ve tırnak gibidir.
Benim en büyük zevklerimden bir tanesi Türk eratıyla birlikte olup, onlarla aynı karavanadan yemekler yiyip, sohbetler etmektir. Ülkemizin çeşitli illerinde görev yapan subay, astsubay dostlarımı zaman buldukça ziyaret ederim. Daha bir önceki gün şehit polisimiz Semih Balaban’ın cenazesinde saygı duruşunda bulunduk. Yoğun kalabalığın içerisinde şehitimize son görevimizi yaparken, ön sıradaki protokol hariç rütbe sıralaması söz konusu olmamıştı. Bir yanımda bir üstteğmen varken, hepimizin önünde gencecik bir astsubay durmuştu.
Ben yazımı hazırlarken tamamen Okan beyin yazdıklarından yola çıktım. Bu yüzden ekran görüntülerini de yayınladım. Yazı içersinde bulunan kırmızı renkli kelimeleri tıkladığınızda bunu görebilirsiniz. Yani atmış olduğum bir iftira söz konusu değildir. Ancak, Okan beyi üzmemek adına, "TSK düşmanı Okan Dikmen" sloganını yayından kaldırıyorum. Kararı ve yorumu, bu sayfayı ziyaret eden okuyucularımın vermesi en büyük dileğimdir. Umarım Okan bey bu düşünceme katılır.
Cem Akkılıç
30 Nisan 2009
Not: ''Hayatımda hiçbir gün kendimi Türk, Alman, İngiliz vs vs hissetmedim. Ve kendimi hiçbir ırk ve millete ait hissetmemekle hep gurur duydum.'' O.Dikmen.
Okan beyin bu sözleri bana yolladığı mektupla çelişmiyor mu sizce?
Peki kendisini ne olarak hissediyor acaba?
Peki kendisini ne olarak hissediyor acaba?
İlgili yazının kaynak linki;
Ekran görüntüsü;
* * *
Wowturkey sitesinin A.B.D vatandaşı sahibi Burç Acar, bakın hakkımda nasıl iftiralar atmıştı.
Lütfen yazıyı okumak için üzerini tıklayın.









