Yağmurlarda damı akan, teneke sobayla ısınmaya çalışan fakir evinin kapı zili çaldı.
“Hayırdır inşallah,” diye geçirdi içinden ev sahibi ve kapıyı açtı.
Karşısında bakımlı, makyajlı yüzüne yapmacık bir tebessüm kondurmuş türbanlı bir hanım vardı.
“Biz geldik,” dedi hafifçe sırıtarak.
Ev sahibi şaşkındı.
Bir kez daha geçirdi içinden:
“Hayırdır inşallah...”
*
Türbanlı kadın, içerisinde makarna paketleri bulunan; son kullanma tarihi çoktan geçmiş olmasına rağmen sanki yeniymiş gibi yeniden etiketlenmiş salça kavanozları ve üçüncü sınıf pirinç torbalarıyla doldurulmuş karton koliyi uzattı.
“Bunlar Reis’in hediyesi,” dedi.
*
Memleketi karış karış geziyor, fakir semtleri dolaşıyor, gıda dağıtıyorlardı.
Her kolinin üzerinde aynı mesaj vardı:
“Reis’in hediyesi.”
*
Bir defasında kendim birebir şahit olmuştum.
Antalya’nın ağustos sıcağında kömür dağıtıyorlardı.
Ağustos sıcağında!
“Reis’in hediyesi.”
“AK Parti’nin ikramı.”
O türbanlı yine oradaydı.
*
“Oyunu Reis’e vereceksin.”
“Muhalefete oy veren cenneti göremez.”
“AK Parti kutsaldır.”
Türbanlı hep başroldeydi.
Ve yalnızca başrolde değil, adeta bir rol model olarak sahnedeydi.
Yıllarca yazdım Takunya Libidocusu'nda... Bir bez parçasına biçilen kutsal rol, iktidarın en büyük kozlarından birisi hâline getirildi...
*
Türban her şeyin kılıfıydı aslında.
Dindardı.
Samimi Müslümandı.
Suç işlemezdi.
İnandığı için takıyordu.
Takmayana tepeden bakıyordu.
Ve bütün bunlar, toplumun önemli bir kesiminde sorgulanmadan kabul gördü.
*
Çeyrek asır geçti.
Türban hâlâ iktidarda.
Dün dağıtılan gıda kolileri, bugün farklı yöntemlerle misliyle geri alınıyor.
*
Ve şimdi...
Bütün ülke, fon skandalının yarattığı tartışmaya kilitlenmiş durumda.
Türbanlı Fatma Betül Sayan Kaya’nın yediği naneler konuşuluyor.
Yıllarca kutsallıkla, samimiyetle ve ahlakla özdeşleştirilen o cilalı görüntünün arkasındaki gerçeği sorgulamaya başladı insanlar.
*
Belki de mesele hiçbir zaman türban değildi.
Mesele, türbana yüklenen anlamdı.
Mesele, bir inanç sembolünün siyasetin dokunulmazlık zırhına dönüştürülmesiydi.
Bence artık o zırh çatladı.
Türban düştü, kel göründü.
Hayırdır inşallah...
"Atatürk'ün yanına dahi yaklaşamıyorlar..." Başlıklı yazımı buradan okuyabilirsiniz.
![]() |
| Cem Akkılıç |






















