Yıllar önce bir Türk profesörden dinlemiştim... Yıllarca Paris'te Şanzelize Caddesi'nde yaşadığını, gürültüden dolayı caddedeki evini terk ettiğini anlatmıştı.
Fransa, dünyada halkına en çok sosyal yardım yapan ülkedir, bir insan hayatı boyunca çalışmadan neredeyse her şeye sahip olabilir Fransa'da diyordu...
Buna rağmen Şanzelize'de her pazar halk toplanır, protesto edecek bir şey bulamasa yolun kenarındaki toz tanesi için bile ortalığı ayağa kaldırırmış... İşte "gürültünün" nedeni buymuş...
*
Tepki vermek, itiraz etmek bir kültür meselesi...
*
Avrupalı hayata şöyle bakar...
Ben bir insanım... Yetmiş, seksen yıl ömrüm var... İnsan gibi yaşamalıyım...
Joseph de Maistre toplumun hakkını aramadığı durumlarda, mevcut şartları hak ettiğini ve toplumsal yapı ne kadar bilinçli veya erdemli ise, yönetim de o seviyede olur der...
Yani özetle şöyle diyor; bir toplumun kalitesi ile yönetimin kalitesi doğru orantılıdır... Buna muhalefeti de eklemek gerek bence...
AKP gibi dünyanın en "dandik" siyasî partisini çeyrek asırdır demokratik yollardan çöp sepetine atamayan muhalefetin kalitesi de muhalif halkın kalitesi ile orantılı...
Seni kötü yöneten, sefaletine yeni sefaletler ekleyen bir yönetimi ortadan kaldıramıyorsa, dön muhalefete bak!.. Kesin bir bit yeniği vardır.
*
Ortadoğulu olmak ile Avrupalı olmak arasında dağlar kadar fark var işte... Dedim ya... Bu bir kültür meselesi... Takepkâr toplum ile kabullenmiş halklar...
Protesto ve talep...
*
Sonuç olarak:
Yaşıyor hakkını arayanlar, ölüyor tepkisizler...
CEM AKKILIÇ
18 Nisan 2026
Avrupa'da yaşadığınızda bakın neler oluyor. Buradan lütfen.
![]() |
| Cem Akkılıç |




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder