Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

Bam güm siyaset...

Davos Tiyatrosu'nda Başbakan Tayyip, tam Şimon Peres’e dellendiğinde; tamam şimdi gariban çiftçiye yaptığı gibi efelenecek ve yakasına yapışıp ''haydi lan, ananı da al git buradan'' diye hışımla gürleyecek dedim...

Hatta hızını alamaz; ''siz istediğiniz kadar Müslüman'ı öldürünüz, ben halkıma en az 3 çocuk doğurun demiştim zaten, Filistin halkı bundan esinlenip kayıplarını karşılar nasıl olsa'' diyerek posta koyar sandım...

(..........)


*

Akp’nin başındaki karizmatik (!) lider, bam, güm, pat, küt siyasetiyle sahnede Şimon'u pataklarken, birden kameralar gözyaşlarını boşaltan Emine Erdoğan’ı göstermeye başladı!..

Mendili ile burnunu sildikten sonra Emine hanım, Amerikan Musevi komitesi tarafından, gösterdiği üstün hizmetlerin karşılığı olarak kocasına verilen Davut Boynuzu ödülünü -belki yanında getirmiştir diyerek- Şimon'un kafasında patlatacak dedim...

Üzerinden mendilden başka bir şey çıkmayınca, bu defa kocası esaslı bir hamle yapacak diye bekledim...

Mesela; Orta Doğu'nun ecnebi devletler tarafından yeniden paylaştırılması ve Kürdistan'ın Türkiye sınırları içinde kurulması projesinin başkanlığı görevinden ayrılıyorum diyecek miydi Şimon'a!..

Bunu da yapmadı...

*

Yapamazdı, yaptırmazlardı zaten...

*

Moderatöre fırçasını attıktan sonra, tam "van minit" dediğinde yandaşları ekranlar karşısında coşkuya kapıldılar...

''Helal olsun Başbakanım...'' diyenler gözyaşlarınızı tutamadılar... 

''Türkiye’deki rakiplerine nasıl posta koydu ama, bütün dünyaya dersini verdi'' diyenler oldu...

Akp'liler TV karşısında Davos fatihini izlerken ''tam tam dansı'' bile yaptılar...

*

Van minit rüzgârından sonra Filistin'de değişen bir şey olmadı...

Ertesi gün Gazze’nin acılı çocukları ölmeye devam ettiler...

Bizimki kahraman oldu memlekete dönünce...

*

Bam, güm siyasetinin soytarılığıydı aslında Davos zirvesinde sergilenenler...

Başka ne bekliyordunuz?!..

Cem Akkılıç
31 Ocak 2009