Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

Çıldırın Türkler...

.
Bir siyasal parti düşünün ki; baştan sona yolsuzluklara batmış. ''Beyaz çarşaflarla yola çıktık'' diyerek Atatürkçülüğü yok etmek için elinden geleni esirgememiş. Bu yüzden, Türkiye’nin en büyük yargısı olan Anayasa mahkemesi tarafından, Laiklik karşıtı eylemlerin merkezi olmaktan dolayı sabıka almış. Ağzından bir defa bile ''Atatürk'' kelimesi çıkmamış bir başbakan, lekelenmek istenen Ergenekon destanının adının verildiği bir operasyonun doğal savcısı oluvermiş. ''Hem laik hem de müslüman olunmaz'' diyerek gerçek niyetini en başta göstermiş…

Dün Anıtkabirde ''1 numaraya'' şikayet edildi AKP ve tayfası. Hukuka güvenin kalmadığı noktada Atatürk'üne koştu coşkun kalabalıklar.

İşte bir kez daha gördünüz... Türklerin, dalgalar halinde açık ve samimi isyanıdır bu.

Atasına saygısı ve aşkıdır...

Çağdaş ve temiz topluma olan özlemidir...

Karanlığa değil, gerçek aydınlığa giden yolda en büyük isyan patlamasıdır...

Dinci çevreler Anıtkabire ''türbe'' benzetmesi yapıyorlar!

Siz, hiç orada deve kurban edildiğini gördünüz mü?

Ya da tarikat şeyhlerinin, süklüm püklüm olup paçalarına yapışan Cumhuriyet düşmanları gibi, sağa sola kafa sallayan mollalara benzer bir duruma tanık oldunuz mu?

Ben Türkleri bilirim, o Kurtuluş savaşını kazanan korkusuz milleti…

Bu büyük sindirme dalgasında Generallerimiz, aydınlarımız, gazetecilerimiz, profesörlerimiz, harp okulu öğrencileri yaka paça tutuklanıp hücrelere koyulsalar bile, bağımsızlığı için korkmadan haykıracaktır Cumhuriyetin çocukları.

Nereye gitseniz, ne tarafa baksanız insanların yüzünde haksızlığa uğrayanlara özgü kızgınlığı net bir şekilde görebilirsiniz.

Evet, şimdi tam zamanıdır artık.

Atatürk posterlerinin terör örgütü delili sayıldığı bu talihsiz günlerde;

Çıldırın Türkler...


Cem Akkılıç
19 Nisan 2009




Önceki yazılardan başlıklar


-

9 yorum:

Cem Akkilic dedi ki...

Arkadaşlar TAKUNYA LİBİDOCUSU sitemizi yeniledik. Herkesi bekliyoruz. Atatürk'e küfür eden İmam videosunu sitemize ekledik.

Dündar dedi ki...

DEĞERLİ ARKADAŞLAR, BİZİM ÜLKEMİZ TÜRKİYE'NİN KARŞI KARŞIYA OLDUĞU TEHLİKEYİ HALA GÖREMEDİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM... PKK, BDP, AÇILIM VESAİRE KELİMELERİNİN ARASINA SIKIŞTIK KALDIK...DAYATMALARDAN BAHSEDİYORUZ... OLMAZ, KABUL EDEMEYİZ BUNLARI DİYE DÖVÜNÜYORUZ... ASLINDA İŞ ÇOK DAHA VAHİM.. ABD'NİN VE YAHUDİNİN HEDEFİ ÜLKEMİZİN GÜNEYDOĞUSUNU KÜRTLERE TAHSİS ETTİRMEKLE SINIRLI DEĞİL... ASIL HEDEFİ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ HARİTANDAN SİLMEKTİR... YANİ PARÇALARA AYIRMAKTIR... BUNUN İÇİN EN AZ MASRAFLI YOLU SEÇTİLER... TÜRKİYE'Yİ YÖNETİLMEZ HALE GETİRİP İÇERİDEN KENDİ KENDİNE ÇÖKMESİNİ BEKLİYORLAR.... TAYYİP DÖNÜŞ YAPMAK İSTESE DE YAPAMAZ ARTIK... BUNA TEŞEBBÜS ETTİĞİ TAKTİRDE KREDİ MUSLUKLARINI KAPATIRLAR, EKONOMİYİ BOĞARLAR... BAKINIZ..YIKIM KENDİLİĞİNDEN GERÇEKLEŞSİN DİYE KURUMLAR KASITLI OLARAK BİRBİRİYLE HASIM HALE GETİRİLDİ... ORDUMUZ, MAHKEMELERİMİZ, ÜNİVERSİTELERİMİZ, SENDİKALARIMIZ, MESLEK KURULUŞLARIMIZ, BANKALARIMIZ SİYASİ PARTİLERİMİZ, AKLA GELMEYEN BİR SÜRÜ KURUM VE KURULUŞUMUZ ARASINDAKİ BAĞLAR KOPMUŞTUR, HEPSİ ÇALIŞAMAZ DURUMDADIR...KİRALIK MEDYA AMERİKA YARARINA OLANLARI HALKA BENİMSETMEKTEDİR.... ÇÖKÜŞ ÇOKTAN BAŞLADI... MUHALEFET PARTİLERİNİN SABIRSIZLIKLA BEKLEDİKLERİ SEÇİMLERİN DAHİ GERÇEKLEŞECEĞİ ŞÜPHELİDİR... YANİ GENEL ANLAMDA BİR KAOSLAR ZİNCİRİ YAŞATACAKLAR BİZE... ESKİ YUGOSLAVYA PARÇALANMA ÖNCESİ BÖYLE İDİ... SONRA YÖNETİM ÜLKEYE HAKİM OLAMIYOR ARTIK, EN İYİ ALTERNATİF PARÇALANMASIDIR DEDİLER VE BAŞARDILAR... YUGOSLAVYA 7 PARÇAYA BÖLÜNDÜ... PARÇALAYAN DA YENİ HARİTALARIN MİMARI DA AMERİKA İDİ... PARÇALANMA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÖZETİMİNDE TAMAMLANDI... YANİ ANLATMAK İSTEDİĞİM MHP'MİŞ, CHP'MİŞ, İP'MİŞ ARTIK DAHA FAZLA BİRBİRİMİZLE DİDİŞİP DURURSAK PARÇALANMAYI HIZLANDIRMIŞ OLUYORUZ...TAYYİBİN ACZE DÜŞMÜŞ OLMASI AMERİKAYI KATİYEN ÜZMÜYOR, BİLAKİS SEVİNDİRİYOR... ÇÜNKÜ ARZU EDİLEN DE BU... İPLER KARIŞSINKİ YUMAK DAĞILSIN... BU GİDİŞLATIMIZ DEVAM EDERSE SEÇİM YAŞAMAK HAYAL OLACAK GİBİME GELİYOR...GÖRÜYORSUNUZ YENİ YENİ PARTİLER ÜRETLİYOR... ELBETTE BOŞUNA DEĞİL BUNLAR... FİKİRLER BİR VEYA İKİ YERDE TOPLANMASIN DİYE YAPILIYOR BUNLAR... BU TEZGAHLARA ALET OLANLAR DA MALESEF YİNE BİZİM MÜSLÜMAN TÜRKLER... TÜRK MİLLETİNİN BU PARTİLERE İTİBAR ETMESİ ÇOK TEHLİKELİ OLACAKTIR... MHP VE CHP ARASINDAKİ MESAFEYE SON VERMEK GEREKİYOR... MİLLİ KURTULUŞUN PEŞİNDE İSEK BUNDAN DAHA MANTIKLI TAKTİK YOK... BU ÜLKEYİ TEKBAŞINA NE MHP NE DE CHP KURTARABİLİR... MUHALEFET SEFERBERLİK TAKTİĞİ İLE HAREKET ETMELİDİR... ÖNCE BİZ BİREYLER BAŞLATMALIYIZ BU HALİ DİYORUM.. BENİM AKLIMA GELENER BUNLAR... İŞİN KÖTÜYE GİTTİĞİNİ GÖRÜYORUM... ORDUNUN SİNMİŞ VE SİNDİRİLMİŞ HALİ HİÇ İYİYE ALAMET DEĞİL.TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞAN CIA-MOSSAD'IN İŞBİRLİKÇİSİ AKP ZİHNİYETİNİ HER YERDE HET FIRSATTA ETRAFIMIZA TEŞHİR EDELİM... DÜNDAR DOĞAY...

Adsız dedi ki...

haklisin abi haklisin turkiyenin tek bir partiye ihtiyaci var oda saglam bir milliyetci hareket partisine hem devletin cikarini dusunecek hemde muslumanligin cikarini dusunecek ayni ataturk gibi ne mutlu turkum diyene atam iznindeyiz sen rahat uyu yerinde biz hersle bas gelecek gucteyiz canimi alin atama laf atmayin dilinizi sikerim fatih ak(hollanda)

erol dedi ki...

CUMHURİYET (1)


Cumhuriyetimizin 87.nci yılını kutladığımız şu günlerde,87 yıl önce kurulmuş cumhuriyetimizin o günkü zorlukları ve başarıları ile, bu gün geldiğimiz noktada, o günlerden bu günlere kadar gelen kazanımları ve bu günkü zorlukları (tehditlerine) kısaca bakmakta fayda var...

1923 te cumhuriyetimiz kurulduğu ilan edildiğinde memleketin sathında yaşanan işgaller ve bu işgallerin karşısında ikiye bölünmüş bir ülke görünümü vardı. bir tarafta osamanlı padişahının pervasızlığıyla işgalci güçler memleketi paylaşmış, öbür tarafta haklarında idam fermanları boyunlarında memleketi işgalcilerden kurtarmaya çalışan kuvayı milliyeciler. osamnlının son padişahi tahtını ve saltanatını korumak,kollamak için ingiliz mandacılığını kabul ederken,anadoluda işgale karşı hiç bir şeyi olmayan,dikili ağacı dahi bulunmayan vatanseverler memleketin kurtuluşu için kongreler,gizli toplantılar,toplanmalar,gruplar,çeteler kurarak yeri geldiğinde dağa çıkarak,yerine göre kurulan orduya katılarak canları pahasına çalışıyorlardı.. O kurtuluş mücadelesi yıllarında memleket için savaşanlar kendileri için değil,aileleri içinde değil ülkenin,milletin kurtuluşu için savaşıyorlardı,yoksa, daha çok çiftlikleri,hanları hamamları olsun diye değil...

Cumhuriyetimizin kuruluşu,kurtuluş savaşının kazanılması ve memlekette bağımsızlığın kazanılmasıyla,yani işgalcilerin topraklarımızdan atılıp,kendimize ait sınırlarımız çizilince,ülkemizin yeniden inşası için seferberlik başlatılmış,siyasi,iktisadi,kültürel,sosyal ve toplumsal alanda devrimler başlatılmış ve ülke adeta yeniden imar edilmiştir...

Yüce atamızın onuncu yıl nutkunda(okumayanlarında sesli olarak özetle dinledikleri)nutkunda dediği gibi on yılda bir baştan diğer başa demir ağlarla örüldü memleket.Bunun anlamı sadece tren yolu yapmak değildir.Yüzyıllardır türk halkına dayatılmış kırsal yaşamın kent yaşamıyla tanıştırılmasıdır,çiftçinin malını pazara götürmesidir,sanayicinin malını köylüye ulaştırmasıdır,sosyal anlamda kırsalın kentlere inmesi,sağlığı,hukuki,medeni ve sorunlarını devlete taşıması halkın kendi iradesiyle buluşmasıdır,ihtiyaçlarını karşılaması ve sıkışıp kaldığı ovalardan,dağlardan derelerden çıkmasıdır.Ayrıca kentte yaşayanlarında kırsala inmesidir,satıcıların,tüccarların vs.

Cumhuriyetimiz on yılda yakaladığı %20 lere varan büyüme hızıyla dünyanın parlayan bir yıldızıdır.ekonomısı hızla büyüyor,halk memleketinde huzur ve sükun içinde çalışıyor, devlet milletle kucaklaşmış ve adeta yek vücut bütünleşmiş ülke şahlanmış muassır medeniyete doğru koşar adımlarla gidiyor...

(BİR ANEKTOD)
O zamanlar demiryolları yapılırken, çalışanların çoğu çalışma sahasına yakın yerlerde ikamet eden kasabalılar yada köylüler, hiç kimse maaş almıyor,hiç kimse aç kalmıyor,hiç bir iş için kimse para ödemiyor ve bu işler suyun aktığı gibi akıp akıp yol olup gidiyor...O yollarda çalışan kimsenin aklına maaş gelmiyor,mesai saati nedir bilinmiyor, uzanana her rayın döşendiği yer vatan toprağı denilip harıl harıl çalışılıyor.. Hiç kimse benim de tarlamın,çiftliğimin,arsamın,binamın önünden niye geçmiyor demiyor.. demir ağlar ağ değil sanki memleketin müreffeh sevinçlerini mutluluklarını kaderini örüyor gibi örülüyor..

O zamanlar makinalar yok,kırıcı delici,kazıyıcı yükleyici yok.yapılan hafriyat kazma kürek ile yapılıyor.insanlar çalışırken sadece bedenlerini işe koymuyorlar, yüreklerini ve akıllarınıda koyuyorlar.Ne için vatan için,ne için gelecek için,bağımsızlık ve köleliğe karşı koyup başı dik alnı açık bir millet olmak için...Kimse çiftlikleri daha büyük olsun diye değil,hiç kimse ağalık,beylik için değil,kimse şeyhlik dervişlik ve tarikat için değil.VATAN için çalışıyor...

İşte cumhuriyet cumhurla böyle kurulup buluşuyor ve anadolu toprakları üzerine temlleri atılırken böyle atılıyor.

(cumhur halktır,cumhuriyette halkın yönetim şekli...Bu günlerde yaşayanlarımız hatırlasın diye yazdım)
(devam edecek)

erol dedi ki...

CUMHURİYET (1)


Cumhuriyetimizin 87.nci yılını kutladığımız şu günlerde,87 yıl önce kurulmuş cumhuriyetimizin o günkü zorlukları ve başarıları ile, bu gün geldiğimiz noktada, o günlerden bu günlere kadar gelen kazanımları ve bu günkü zorlukları (tehditlerine) kısaca bakmakta fayda var...

1923 te cumhuriyetimiz kurulduğu ilan edildiğinde memleketin sathında yaşanan işgaller ve bu işgallerin karşısında ikiye bölünmüş bir ülke görünümü vardı. bir tarafta osamanlı padişahının pervasızlığıyla işgalci güçler memleketi paylaşmış, öbür tarafta haklarında idam fermanları boyunlarında memleketi işgalcilerden kurtarmaya çalışan kuvayı milliyeciler. osamnlının son padişahi tahtını ve saltanatını korumak,kollamak için ingiliz mandacılığını kabul ederken,anadoluda işgale karşı hiç bir şeyi olmayan,dikili ağacı dahi bulunmayan vatanseverler memleketin kurtuluşu için kongreler,gizli toplantılar,toplanmalar,gruplar,çeteler kurarak yeri geldiğinde dağa çıkarak,yerine göre kurulan orduya katılarak canları pahasına çalışıyorlardı.. O kurtuluş mücadelesi yıllarında memleket için savaşanlar kendileri için değil,aileleri içinde değil ülkenin,milletin kurtuluşu için savaşıyorlardı,yoksa, daha çok çiftlikleri,hanları hamamları olsun diye değil...

Cumhuriyetimizin kuruluşu,kurtuluş savaşının kazanılması ve memlekette bağımsızlığın kazanılmasıyla,yani işgalcilerin topraklarımızdan atılıp,kendimize ait sınırlarımız çizilince,ülkemizin yeniden inşası için seferberlik başlatılmış,siyasi,iktisadi,kültürel,sosyal ve toplumsal alanda devrimler başlatılmış ve ülke adeta yeniden imar edilmiştir...

Yüce atamızın onuncu yıl nutkunda(okumayanlarında sesli olarak özetle dinledikleri)nutkunda dediği gibi on yılda bir baştan diğer başa demir ağlarla örüldü memleket.Bunun anlamı sadece tren yolu yapmak değildir.Yüzyıllardır türk halkına dayatılmış kırsal yaşamın kent yaşamıyla tanıştırılmasıdır,çiftçinin malını pazara götürmesidir,sanayicinin malını köylüye ulaştırmasıdır,sosyal anlamda kırsalın kentlere inmesi,sağlığı,hukuki,medeni ve sorunlarını devlete taşıması halkın kendi iradesiyle buluşmasıdır,ihtiyaçlarını karşılaması ve sıkışıp kaldığı ovalardan,dağlardan derelerden çıkmasıdır.Ayrıca kentte yaşayanlarında kırsala inmesidir,satıcıların,tüccarların vs.

Cumhuriyetimiz on yılda yakaladığı %20 lere varan büyüme hızıyla dünyanın parlayan bir yıldızıdır.ekonomısı hızla büyüyor,halk memleketinde huzur ve sükun içinde çalışıyor, devlet milletle kucaklaşmış ve adeta yek vücut bütünleşmiş ülke şahlanmış muassır medeniyete doğru koşar adımlarla gidiyor...

(BİR ANEKTOD)
O zamanlar demiryolları yapılırken, çalışanların çoğu çalışma sahasına yakın yerlerde ikamet eden kasabalılar yada köylüler, hiç kimse maaş almıyor,hiç kimse aç kalmıyor,hiç bir iş için kimse para ödemiyor ve bu işler suyun aktığı gibi akıp akıp yol olup gidiyor...O yollarda çalışan kimsenin aklına maaş gelmiyor,mesai saati nedir bilinmiyor, uzanana her rayın döşendiği yer vatan toprağı denilip harıl harıl çalışılıyor.. Hiç kimse benim de tarlamın,çiftliğimin,arsamın,binamın önünden niye geçmiyor demiyor.. demir ağlar ağ değil sanki memleketin müreffeh sevinçlerini mutluluklarını kaderini örüyor gibi örülüyor..

O zamanlar makinalar yok,kırıcı delici,kazıyıcı yükleyici yok.yapılan hafriyat kazma kürek ile yapılıyor.insanlar çalışırken sadece bedenlerini işe koymuyorlar, yüreklerini ve akıllarınıda koyuyorlar.Ne için vatan için,ne için gelecek için,bağımsızlık ve köleliğe karşı koyup başı dik alnı açık bir millet olmak için...Kimse çiftlikleri daha büyük olsun diye değil,hiç kimse ağalık,beylik için değil,kimse şeyhlik dervişlik ve tarikat için değil.VATAN için çalışıyor...

İşte cumhuriyet cumhurla böyle kurulup buluşuyor ve anadolu toprakları üzerine temlleri atılırken böyle atılıyor.

(cumhur halktır,cumhuriyette halkın yönetim şekli...Bu günlerde yaşayanlarımız hatırlasın diye yazdım)
(devam edecek)

Erol ÇETİZ

erol dedi ki...

CUMHURİYET (1)


Cumhuriyetimizin 87.nci yılını kutladığımız şu günlerde,87 yıl önce kurulmuş cumhuriyetimizin o günkü zorlukları ve başarıları ile, bu gün geldiğimiz noktada, o günlerden bu günlere kadar gelen kazanımları ve bu günkü zorlukları (tehditlerine) kısaca bakmakta fayda var...

1923 te cumhuriyetimiz kurulduğu ilan edildiğinde memleketin sathında yaşanan işgaller ve bu işgallerin karşısında ikiye bölünmüş bir ülke görünümü vardı. bir tarafta osamanlı padişahının pervasızlığıyla işgalci güçler memleketi paylaşmış, öbür tarafta haklarında idam fermanları boyunlarında memleketi işgalcilerden kurtarmaya çalışan kuvayı milliyeciler. osamnlının son padişahi tahtını ve saltanatını korumak,kollamak için ingiliz mandacılığını kabul ederken,anadoluda işgale karşı hiç bir şeyi olmayan,dikili ağacı dahi bulunmayan vatanseverler memleketin kurtuluşu için kongreler,gizli toplantılar,toplanmalar,gruplar,çeteler kurarak yeri geldiğinde dağa çıkarak,yerine göre kurulan orduya katılarak canları pahasına çalışıyorlardı.. O kurtuluş mücadelesi yıllarında memleket için savaşanlar kendileri için değil,aileleri içinde değil ülkenin,milletin kurtuluşu için savaşıyorlardı,yoksa, daha çok çiftlikleri,hanları hamamları olsun diye değil...

Cumhuriyetimizin kuruluşu,kurtuluş savaşının kazanılması ve memlekette bağımsızlığın kazanılmasıyla,yani işgalcilerin topraklarımızdan atılıp,kendimize ait sınırlarımız çizilince,ülkemizin yeniden inşası için seferberlik başlatılmış,siyasi,iktisadi,kültürel,sosyal ve toplumsal alanda devrimler başlatılmış ve ülke adeta yeniden imar edilmiştir...

Yüce atamızın onuncu yıl nutkunda(okumayanlarında sesli olarak özetle dinledikleri)nutkunda dediği gibi on yılda bir baştan diğer başa demir ağlarla örüldü memleket.Bunun anlamı sadece tren yolu yapmak değildir.Yüzyıllardır türk halkına dayatılmış kırsal yaşamın kent yaşamıyla tanıştırılmasıdır,çiftçinin malını pazara götürmesidir,sanayicinin malını köylüye ulaştırmasıdır,sosyal anlamda kırsalın kentlere inmesi,sağlığı,hukuki,medeni ve sorunlarını devlete taşıması halkın kendi iradesiyle buluşmasıdır,ihtiyaçlarını karşılaması ve sıkışıp kaldığı ovalardan,dağlardan derelerden çıkmasıdır.Ayrıca kentte yaşayanlarında kırsala inmesidir,satıcıların,tüccarların vs.

Cumhuriyetimiz on yılda yakaladığı %20 lere varan büyüme hızıyla dünyanın parlayan bir yıldızıdır.ekonomısı hızla büyüyor,halk memleketinde huzur ve sükun içinde çalışıyor, devlet milletle kucaklaşmış ve adeta yek vücut bütünleşmiş ülke şahlanmış muassır medeniyete doğru koşar adımlarla gidiyor...

(BİR ANEKTOD)
O zamanlar demiryolları yapılırken, çalışanların çoğu çalışma sahasına yakın yerlerde ikamet eden kasabalılar yada köylüler, hiç kimse maaş almıyor,hiç kimse aç kalmıyor,hiç bir iş için kimse para ödemiyor ve bu işler suyun aktığı gibi akıp akıp yol olup gidiyor...O yollarda çalışan kimsenin aklına maaş gelmiyor,mesai saati nedir bilinmiyor, uzanana her rayın döşendiği yer vatan toprağı denilip harıl harıl çalışılıyor.. Hiç kimse benim de tarlamın,çiftliğimin,arsamın,binamın önünden niye geçmiyor demiyor.. demir ağlar ağ değil sanki memleketin müreffeh sevinçlerini mutluluklarını kaderini örüyor gibi örülüyor..

O zamanlar makinalar yok,kırıcı delici,kazıyıcı yükleyici yok.yapılan hafriyat kazma kürek ile yapılıyor.insanlar çalışırken sadece bedenlerini işe koymuyorlar, yüreklerini ve akıllarınıda koyuyorlar.Ne için vatan için,ne için gelecek için,bağımsızlık ve köleliğe karşı koyup başı dik alnı açık bir millet olmak için...Kimse çiftlikleri daha büyük olsun diye değil,hiç kimse ağalık,beylik için değil,kimse şeyhlik dervişlik ve tarikat için değil.VATAN için çalışıyor...

İşte cumhuriyet cumhurla böyle kurulup buluşuyor ve anadolu toprakları üzerine temlleri atılırken böyle atılıyor.

(cumhur halktır,cumhuriyette halkın yönetim şekli...Bu günlerde yaşayanlarımız hatırlasın diye yazdım)
(devam edecek)

Erol ÇETİZ

Gülseren Sencer dedi ki...

Vatanı vatan yapan bilindiği gibi onu sevgiyle kucaklayan insanlar.sevgi olmadıkça hırs ve menfaat öne çıktıkça olacağı budur...

Adsız dedi ki...

wowturkey sitesinin sahibi burc acar tam bir haindir. onun gercek yuzunu ortaya cikartan cem akkilic beye tesekkur ederim.

Adsız dedi ki...

wowturkey sitesinin sahibi burc acar tam bir haindir. onun gercek yuzunu ortaya cikartan cem akkilic beye tesekkur ederim.