Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

Sen kâhin misin bre kâfir


2009 yılında neler olacak diye başlık attığımda, ''sen kâhin misin bre kâfir'' diye söylenenler olmuştu.

Ekonomiyi düzeltecekleri yerde, günden güne milleti sadaka kültürüne alıştırıp dilenci haline getiren AKP zihniyeti, şimdi buzdolabı dağıtıyormuş vatandaşlara.

Tunceli’deki ahali, sanırım ısınmanın yolunu bir şekilde bulmuş olmalı ve tıkırı yerindeki artık iş, arpa(!) karşılığı beyaz eşyaya dönüşmüş.

Aslına bakarsanız Cumhuriyetin değerleri her geçen gün biraz daha yara alırken, ses çıkartanların "eşzamanlı operasyon" ile susturulduğu bir dönemde, ''buzdolabı operasyonunun'' doğu bölgemiz için çok önemli bir sosyal yardım olduğunu zannedebilirsiniz.

Ama geri vitese takmış hurda kamyonet gibi karanlık bir tünelin içinde sürüklenen Türkiye’nin, ''biz neden fakirleşiyoruz'' diye soramayan eğitimsiz vatandaşları bir lokma ekmeği zor bulurken, ''buzdolaplarının içini nasıl dolduracaklar'' diye de düşünebilirsiniz.

Ve, Atatürk’ün göstermiş olduğu çağdaşlık yolu çark ettirilip, dosdoğru ortaçağ karanlığına yönlendirildiğinde, bir an için bütün bu manzaralara alışmak zorunda hissedersiniz kendinizi.

Fakat Başbakan’ın Perez’i fırçalamasını, ''hangi ülkenin başbakanı böyle bir şey yapabiliyor'' diyerek her şeyin çözümü gibi görüp, ilkel kabileler gibi hoplayıp zıplayanların, aslında çoğunun işsiz olduklarını da bilirsiniz.

Neyse, Davos ekonomi zirvesi senede bir defa olur, 200 milyonluk Arap âlemi, İstanbul’un yarısı kadar nüfusu olan İsrail’e kafa tutamayıp Başbakan Tayyip’e ''halifelik'' teklif eder ama bakın buraya yazıyorum; bunlar ''yatırımın iyisi, kötüsü olmaz'' diyerek, yazın ortasında millete vantilatör dağıtmazlarsa ben bu kâhinliği o dakika bırakacağım.

Önümüzdeki yaz vantilatörünün karşısına geçmiş, göbeğini serinleten adam manzaraları gördüğünüzde şaşırırsanız eğer, bu yazıyı hatırlayınız.

Cem Akkılıç
7 Şubat 2009