Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

İkinci dünya savaşı ve deniz savaşları üzerine notlarım, düşüncelerim.

Bunları biliyor musunuz?

Dünya tarihinde ki etkileri günümüze kadar hissedilen ve milyonlarca insanı etkilemiş olan en büyük kitlesel soykırımı yapanın Amerika olduğunu, İkinci dünya savaşının sonunda Japon’ yanın elinde sadece birkaç uçak, savaş gemisi ve tükenmiş bir ordu kalmasına rağmen, sırf kağıt üzerinde henüz teslim olmadığı için atom silahına maruz kaldığını, o iğrenç bombanın yahudi bir fizikçi olan Einstein tarafından icat edildiğini ve savaşı kaybetmesine rağmen bombaların Japonya’ya atılması için onay verdiğini, atom bombalarının savaş sebebiyle azalmış olan yetişkin erkek nüfusun dışında en çok yaşlıları, kadınları ve çocukları öldürdüğünü, bu bombaların, İsrail devletinin kurulması için tüm dünyaya verilen korku ve gözdağı planının bir parçası olduğunu, biliyor muydunuz?


Evet düğmeye ben bastım’


Atom faciasının baş sorumlusu olan, Albert Einstein, bombanın Hiroşima’ya atıldığı gün, oturduğu yerden fırlayıp; ’Umalım ki dinamiti çocukların eline vermedik’ diye haykırmıştı.
Daha sonra ise, bir ziyaretçi kendisine, Roosevelt’e göndermiş olduğu mektubu hatırlatınca, ’Benim bu işte pek ilgim olmadı, onlar mektubu getirdiler. Ben de gönderdim. Posta kutusu gibi bir rolüm oldu benim’ demiş fakat ziyaretçisi, ’ama yinede düğmeye siz bastınız ‘, diye ısrar edince, o zaman büyük bir sessizlik odayı kaplamış ve ilim adamı diye geçinen bu düzenbaz alçak bir sesle itiraf etmişti; ’evet düğmeye ben bastım!’.

* * * * *

'Dikkat Filo komutanından filoya ! Son görevinizi yapmaya hazır olun. Her biri, birer kahraman olan arkadaşlarımız, şu an bizleri Yasukuni tapınagın da beklemektedir. Emrim topyekün taarruz dalışıdır. YAŞASIN JAPON İMPARATORU.


Biz savaşı, siz haklı olduğunuz için değil (yahudileri kastederek) kuvvetli olduğunuz için kaybettik. General Tojo Ideki.
İkinci dünya savaşı üzerine notlar ve düşünceler. Cem Akkılıç
* * * * *

ÇANAKKALE
 
CEBELİTARIK'tan gizlice geçmeyi başaran U-21 adlı Alman denizaltısı 25 Mayıs 1915 günü Çanakkale'ye ulaşır.


Gelibolu Yarımadası'nın güney bölümü (ucu), üç yönden İngiliz ve Fransız savaş gemileri tarafından çevrilmiştir. Gemiler Türk mevzilerine ölüm kusuyor, Türk topçuları da sahile oldukça yaklaşmış gemilere ateş ederek hiç olmazsa zarar vermeye çabalıyorlar.
Çanakkale önüne gizlice gelen U-21 ilk olarak Arıburnu yakınındaki Kabatepe önünde bulunan ve Türk mevzilerine ölüm yağdıran Triumph adlı büyük İngiliz zırhlısını gözüne kestirdi.
Tam öğle saatiydi.


TAM İSABET
İlk torpili yolladı. Torpil geminin bordasına isabet etti. Büyük bir patlama oldu. Bordada çok büyük bir yara açılmıştı. Geminin kurtulması mümkün değildi. Yana yatarak batmaya başladı. Sirenler, düdükler ötüyor, kampanalar çalıyor, kıyamet kopuyordu. Geminin denize gömülüp gitmesi 8 dakika sürecekti. Çevredeki gemiler, botlar, Triumph'a yardıma koşuştular. Denize dökülen, atlayan gemicileri kurtarmaya koyuldular.


VURMADILAR

Türkler hastaneleri bile yakıp yıkmayı, cephe gerisinde toplanan yaralılara bile ateş etmeyi marifet sayan bu vahşi gemilerden nefret ediyorlardı. Bu ölüm makinelerinden birinin göbeğinden vurulduğunu ve batıyor olduğunu görünce elbette çok sevindiler. Ama Türk topçuları bu fırsattan yararlanarak yaralı gemiye ve denize dökülmüş mürettebata ateş etmeyi savaş ahlakına aykırı buldular. Ne yardıma koşan gemilere ateş ettiler, ne denize düşenlere.



Türklerin Müteffiki Almanya'nın da bu savaşta kullandığı denizaltıları vardı. U21; iki günde Çanakkale'de iki İngiliz savaş gemisini, Majestic ve Triumph'ı batırdı. www.cemakkilic.com


Bu olaydan kısa süre sonra , Çanakkale savaşı konusunda pek istekli olan Churchill ise hayatının ilk büyük tokadını Atatürk'ten yiyecek, neye uğradığını şaşıracak ve perişan İngiliz ordusunun geriye kalan yıkıntıları Çanakkale'den kaçarken kendisi de Lordlar kamarasında apışıp kalacaktır.
Dünyada, denizden karaya büyük gemilerle yapılan bu ilk muharebe için başlarda çok umutlu olan Churchill, savaştan önce Lord Fisher'in uyarılarını dinlemeyerek, ne kadar büyük bir eşeklik yaptığını geç de olsa anlamıştır.


Deniz savaşları üzerine notlar,düşünceler


Cem Akkılıç
Mart 2008