Ne mutlu Türk'üm diyene!

İletişim: cagdasdrama@gmail.com


Sarışın kadınlar…


İmam ile Hoca’nın arasına kara kedilerin henüz girmediği yıllardı…
Tam o sıralarda; ‘’BALYOZ kadınlarının hepsi sarışın, kim kimin eşi karıştırıyorduk. Eşlerinin resmi basılı olan t-şhirt giymişler, işimiz kolaylaştı’’ diye twitt atıp, alay ediyordu Fethullah yanlısı Türbanlının biri… 

Küstahça subay eşleri ile makara geçiyordu aklınca…
Horon tepenleri bile vardı zevkten, unutamam!.. 
*
Sessiz çığlığın kahraman kadınlarıydı oysa o sarışın kadınlar…
Hukuk yok edilince, eşleri gecenin sabaha yaklaştığı anlarda yaka paça götürülmüşlerdi…
Apar topar hazırlayabildikleri küçük bir valiz ile uğurlamışlardı kocalarını…
*
Cesurca, mertçe, korkmadan…
Bir an bile geri adım atmadan…
‘’Vardiya bizde artık’’ demişlerdi…
Adalet çadırlarında, sessiz çığlık eylemlerinde, vardiya bizde diyerek hak arıyorlardı…
*
Tüm Türkiye gözyaşlarını içine akıtıp gizleyen o sarışın kadınların kahramanca direnişini izledi yıllar boyunca…
TSK’nın yapamadığını yapmışlar, başlarını eğmeden, komutan olan eşlerine sahip çıkmışlardı…
*
Birkaç gündür tam gaz devam eden, cemaatin polislerine yapılan operasyon sonrası çığlıklarına şahit oldum o türbanlının…
Adaleti istiyordu…
Geçmişte komutan eşlerine ‘’sarışın kadınlar’’ yakıştırmasıyla alay eden, ti'ye alan kendisi değilmiş gibi…
On iki yıldır anlatmaya çalıştıklarımızı, çığlıklarımızı, hukuk ve adaletin yok edildiğini kendi başına dank ettiğinde anlamıştı.
Canavarın kuyruğuna takıldıklarında bir türlü idrak edemiyorlardı Türkiye’nin bittiğini…
*
Açın bakın:
Bir yıl öncesine kadar hoca efendi takımının twitter’da yazdıklarına…
Sanki iki aşığın mutlu günlerinde karşılıklı döktükleri ‘’nameler’’ gibidir…
*
En sonunda diktatörün, hırsızın, vatan satıp kutulara para dolduran uzun adamın darbesiyle uyandılar işte…
*
Şimdi oturup, dün neydik demesinler…
Sarışın kadınlara kurban olsunlar!..

Cem Akkılıç
27 Temmuz 2014







Arkadan kelepçe az bile…



Kudurmuşlar gibi saldırıyorlar, linç ediyorlar, sabahın körlerinde ulusalcıları topluyorlardı…
Her gün yeni bir kötü haber…
Her an dram, haksızlık ve linç yapılıyordu…
Şakasını bile yapıyorduk onca feryadın içinde; ‘’artık subay olmanın da karizması kalmadı, güneş doğmadan yaka paça götürüyorlar, teröriste-hırsıza yapmadıkları muameleleri askerlere yapıyorlar, siz en iyisi polis olun çocuklar…’’
*
Öyleydi gerçekten…
Başka bir savaştı, cephe aranıyordu!..

Atatürk’ün Ordu’su esir alınırken, tek kurşun bile sıkılmamıştı…
*
Örgüt diyorlar, darbeci diyorlar, terörist diyorlardı…
Koskoca Türk Ordu’su savaşmadan namertlerin, vicdansızların, uğursuzların oyunlarıyla bitiriliyor, iktidardaki hırsız savcısı oluyordu oyunun…
*
Arşivlerde duruyor olmalı…

4 yıldızlı ihanet…



Şanlı Türk Ordusu Ergenekon, Balyoz ve benzeri gibi zırvalarla KUMPAS’a maruz kaldı…
Kahraman aslanlarımız zindanlara atıldı…
Kardak’ta Türk bayrağı asanlar, bugün hücrelerinde kahroluyorlar…
Terör belasını sıfırlayanlar müebbet yediler…
Paraları sıfırlayan alçaklar ise ülkeyi bölünme noktasına getirdiler…

Bunların hangisi kâfir?..


Ergenekon palavrasının başladığı günlerdi…
Henüz balyoz indirilmemiş…
Türk ordusu tam olarak Bedevileştirilmemişti…
Müthiş bir yıpratma dalgasıyla birlikte…
Yandaş kanallarda masum insanlar idam ediliyordu…
*
TSK darbe yapacakmış da, bir türlü yapamamıştı!..
Sahte digitaller havalarda uçuşuyor, iftiraların sonu gelmiyordu…
Yurtseverler kâfir…
TSK darbeciydi!..
*
Plana göre:
Azıcık muhalefet edenler, küçücük direniş gösterenler, soluğu İmam’ın Adliyesinde

Tahrik sistemi…


Deniz Kuvvetleri diye bir ‘’Kuvvet’’ kalmadı elimizde...
Evet; gemiler yüzüyor, denizaltılar dalıp çıkıyor…
Fırkateynlerin platformlarından helikopterler kalkıp, iniyor…
TCG Gazal 72 yaşına rağmen bana mısın demiyor, hâlâ denizleri arşınlıyor…
Görünürde her şey normalmiş gibi!..
Sahilden bakınca:
Fiyakalı gemiler…
Beyaz üniformalı bahriyeliler…
Mest olur gören…
*
Peki; kazın ayağı öyle mi?..
Deniz Kuvvetleri personeli belli etmese de, kabul eder; Türk Donanma tarihinin

Kızma birader!..


Oylarımız çalındı diyorsun…
Seçimlerde haksızlık yapıldı diye bas bas bağırıyorsun…
Bir oranı yırtmadığın kaldı!..
*
Doğrudur…
Ben mutfak kapısını aralayıp, düdüklü tencere açan kedi bile gördüm…
Hırsızlar kedi olur, trafo patlatırlar…
Kaybedersin seçimi…
Sabıkalıdır bu ülkenin siyaseti!..
*
Peki sende hiç mi günah yok?..
Hadi diyelim kedi çaldı yüzde 5’ini…
*
PKK’liler dağdan inip, şehirlerde gezerken…

Cukka yani…


İstanbul’un büyük bir ilçesinin CHP’den başkan yardımcısı adayı…
Seçimlere altı ay kala zafer bizim olacak demişti…
Masaya yumruğunu vura vura!..

*
Oturduk rakı içiyoruz…
Karşılıklı koyu sohbetteler…
Bir elim çenemde, sessizce izliyorum olup bitenleri…
‘’Bak şurası var ya…
Mahallenin öbür ucu…’’
‘’Hıı hıı…’’
‘’Orada güzel işler yapacağız!..’’
‘’Cukka yani…’’

Mavi serçeler…


Gezi Parkı eylemleri yeni başlamıştı…
O sıralar Akdeniz Karadeniz dolaşıyorum…
Bulgaristan’a gidiyoruz…
Telefonum çaldı…
‘’Ben komiser Hacı’’
‘’Buyurun komiserim?..’’
‘’İfade vermen gerekiyor…’’
‘’Şimdi veremem… Denizdeyim…’’