Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

O'nun adı: Mustafa Kemal Atatürk...

Josef Stalin: Rusya'nın tek hâkimiydi... İkinci Dünya Savaşı'ndan önce ve savaş esnasında milyonlarca Rus'u katletti... Ardından gelen Nikita Kuruşçev Stalin'in anıt mezarını yıktırıp, onu sıradan ölülerin gömüldüğü "arka bahçeye" nakletti...

Mezarına uğrayan yok...

Bir Rus'u çevirip sorun... İsmini duyduğunda, kafasını çevirip uzar...

*

Winston Churchill: İngiltere'ye İkinci Dünya Savaşı'nı kazandırdı... Eşcinsel olduğunuzu iddia ediyorlar, ne diyeceksiniz? diyen muhabire; İngiltere'yi kıçımla değil, aklımla yönetiyorum diyecek kadar kurnazdı... Savaştan sonra ilk seçimde kaybetti...

Mezarını, yolunu şaşıran turistler dışında ziyaret eden yok...

Bir İngiliz'i çevirip sorun... Winston Churchill'in Winston sigarası kadar akıllarda kalmadığını göreceksiniz...

*

Franklin Roosevelt: ABD tarihinin en önemli üç başkanından birisi... Düşmanlarımız top tüfek üretiyor, biz buzdolabı diyerek cumburlop Amerika'yı dünya savaşına soktu... Amerikan halkı savaşa katılmayı reddediyordu...

New York'ta Hyde Park'a defnettiler... Her gün köpeğini gezdirip, patlamış mısır yiyen Amerikalılar geçiyor önünden...

Bir Amerikalıyı çevirin sorun, hatta fotoğrafını gösterin... Eski Hollywood starı mı diye espri patlatabilir...

*

Benito Mussolini: İtalyan diktatörü... İtalyan halkı ona tapıyordu... İtalya'nın sonunu hazırladı...

Bir avuç faşist dışında türbesine giden yok... 

Bir İtalyan'ı çevirip sorun... Adını duyunca, gözlerindeki nefreti fark edeceksiniz...

*

Hitler'i yazmıyorum bile... Ugandalılara sorsanız ifrit oluyorlar...

*

Adlarını saydığım liderler yirminci yüzyılın akışını değiştirip, yaşarken milyonları peşlerinden sürükleyen dünya liderleriydiler... Tarihin tozlu sayfalarında unutulup gittiler... 

*

Ölümünden 80 yıl geçmesine rağmen; her gün daha çok özlenen, her yıl artarak milyonlarca sevenini huzuruna getirebilen tek "lider" var dünyada...

O'nun adı: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK...

Cem Akkılıç
19 Ekim 2018







İade...


2013 senesiydi...

PKK karşıtlarının yani Atatürkçülerin AKP'liler tarafından barış karşıtı ve vatan haini olarak görüldüğü dönemdi...

Akşam haberlerinde spiker, son dakika haberi olarak 513 PKK'linin "iade edildiğini" açıklamıştı... 

Muhtemelen Belçika, Almanya ve Danimarka'da saklanan teröristler olmalı diye düşünmüştük ki... 

Açılım ayaklarına teröristler Cudi'ye "iade" edilmiş, onları yakalayıp içeri tıkan TSK personeli Silivri'ye tıkılmıştı...

*

Hemen sonra ENSAR'da, 70'lik viagralı imamların kırk beş erkek çocuğuna üç yıl boyunca tecavüz ettikleri ortaya çıktı...

Sıkmabaşlı aile bakanı rezaletin örtülemeyecek boyutlara geldiğini görünce, skandalı geçiştirmek maksatıyla "bi kerrecikten bişi olmaz" açıklamasında bulunmuştu...

Tecavüzcü İmamlar hakkında soruşturma açan cesur savcının dosyası, tahmin edeceğiniz gibi geri "iade edilmişti..." 

(İddia ediyorum; AKP geldikten sonra ne kadar cemaat yurdu, kuran kursu, tekke varsa, gidenler muayene edilse, çizik yemeyen çok nadir çıkar...)

*

Kandırılıp, hak yolunda aldatıldığını ifade eden asrın lideri, teröristleri tek tek "iade" ettirip, "bağımsız yargımıza" teslim edeceğiz dediği sırada; mesela Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın çoktan tüymüşler, üç günlük acemi askerlerle, on beş yaşındaki askerî öğrencileri tıktırmıştı hapishaneye...

*

İnlerine girecek, ne kadar terörist varsa "iade" ettirecekti memlekete...

Onların Papaz'ı varsa, bizim de onların elinde Papazımız vardı nihayetinde...

Ede ede Papaz'ı "iade" etti memleketine...

Sosyal Medya'da; reis bunu yapmayacaktı, Atatürkçüler bizimle dalga geçiyor, cevap veremiyoruz diye sitem etti yalakaları...

*

Bu satırları pasaportuma el koydurduğu için Kamboçya'da Göçmenlik Tutukevi'nde yazıyorum...

Teröristleri yakalayacağız derken, beni yakalattı iyi mi...

Kala kala elinde "iade" olarak ben kaldım... 

Tüküreyim senin asrın liderliğine...

Cem Akkılıç
17 Ekim 2018




Bu devirde sapık olacaksın arkadaş... Cem Akkılıç gibi blog yazmayacaksın...






Tayyip yüreğin var mı? Varsa İade ettir FETÖCÜLERİ...



Memleket papaz'ı buldu...

Aziz Nesin "yüzde altmışı aptal" diye ifade etmişti...

Bekir Coşkun "bidon kafalılar" benzetmesi yaptı...

Memlekettin yarısı diğer yarısına "çomar" şeklinde sesleniyor...

*

Aziz Nesin'i diri diri yakmaya kalkıştılar...

*

Bekir Coşkun yıllarca linç edildi...

*

Sosyal Medya'da gıkını çıkartan derhal işlem görüyor, soluğu savcılıkta alıyor...

*

Ortada dönen yalanlardan dolayı hepimizin canı sıkkın...

İnsanlar artık evlerinde bile Diktatör'ü eleştirmeye korkuyorlar... Ateş olmayan yerden duman çıkmaz; türban takmayan kadınlara taciz zaten vardı ama özellikle kamuya ait iş yerlerinde örtülü tehditler de başladı... En hızlı ve kesin yöntem olarak işsiz bırakıp, açlıkla biat ettirmeye çalışıyorlar... Mesela ben, sırf blog yazılarımdan dolayı pasaportuma el koyulduğu için Kamboçya'da Göçmenlik Hapishanesi'nin dört metrekarelik masasız, yataksız hücresinde döşeğe kıvrılmış vaziyette yazıyorum bu yazıyı... Yanımdaki Çinli beni izliyor şaşkınca... Türkiye'de tecavüzden, uyuşturucudan, adam yaralamadan tutun, bilumum suçu işleyip Kamboçya'ya tüymüş Türklerin pasaportlarına el koymuyor Diktatör...

*

Diğer yanda; daha iki ay önce aldığı bir kilo kuru soğana bugün iki buçuk kat fazla para ödemek zorunda kaldığı halde, hâlâ gözlerinin içine baka baka yalan konuşan Diktatör'ü alkışlayan kandırılmış bir kitle...

İşsiz kalıyor, iş bulsa maaşını alamıyor... Maaşını alsa, ayın sonunu getiremiyor... 

Yine de toz kondurmuyor...

*
Çaresiz...

Korkutulmuş...

Umudunu yitirmiş bir yüzde elli... 

Ve...

Aptallar...

Bidon kafalılar...

Çomarlar...

*

Hepimiz papaz kaçtı sandık ama aslında memleket papaz'ı buldu...

Cem Akkılıç
14 Ekim 2018







Papaz kaçtı...

Demir kapının kilidi tıkırdadı ve her zaman çıkarttığı o tok sesiyle açılıp, hepimizi heyecanlardı...

İki gün önce getirdikleri İsviçreli'yi bugün serbest bıraktılar, dört metrekarelik yataksız, masasız hücrede kaldık altı kişi...

Amerikalı Jomo mahkûmlara yemek getiren güler yüzlü Khmerli görevliye ricada bulunmuştu... Aramızda para toplayıp, Jomo'ya vermiştik... O da iskambil destesi getirmesi için yemekçinin avucuna sıkıştırmıştı paraları...

Kapının açılmasıyla yemekçi iskambil destesini bırakıp, gerisin geriye gitti... 

*

Neden satranç oynamıyoruz?!.. 

Çünkü o iki kişilik oyundur... Biz burada altı kişiyiz... 

Hadi, dediğin gibi olsun...

Nesine?!.. 

Kaybeden birer dal sigara versin...

Kazanan ayrıca koltuğu kurtaracak...

Koltuğu mu?!.. 

Evet, koltuğu... 

İyi ama bu hücrede tabure bile yok!.. 

Varmış farz et... Şaka yahu... 

*

Bir sorun vardı...
Ben ömrüm boyunca iskambil oynamamıştım... Kağıtları tutmasını dahi bilmiyordum... 

*

Kağıtları birbirinize göstermeyeceksiniz... 
En son elinde papaz kalan oyuncu oyunu kaybetmiş demektir... 

Yani papaz kaçmalı ki, kaybetme oyunu... 

*

Dil sorunu nedeniyle yaşlı Çinli mahkûma papaz'ın kaçması gerektiğini anlatmak için iki gün dil döktü Jomo... Hiç anlamadığı bir dile rağmen adam anlamıştı sonuçta papaz'ın kaçması gerektiğini... Rus olan zaten çözmüştü mevzuyu...

Papaz kaçmalıydı...

Papaz kaçacak... Yoksa kaybedersin... Bu kadar basit... 

Amerikalı Jomo oyunun ilk kuralını bu şekilde anlattı hepimize...
Papaz'ı kaçırmaya bakın, yoksa...
Yoksa, koltuk gider... 

*

Neticede papaz kaçtı, kaçırdığı için koltuğunu korudu meret... 

Bunun bir oyun olduğu çok açıktı... 

Anlamayanlar düpedüz salaktı...

Oyunu kuralına göre oynadı, kazandı... 

*

Gördünüz değil mi!.. 

Papaz kaçtı...

Cem Akkılıç
11 Ekim 2018











Dönmeyecekler...

Birisi feysbuk'ta gülerek sormuş...

"Türkiye'de hangi suçları işleyip, Kamboçya'ya geldiniz?!.." 

*

Ben size anlatayım... 

Dört yıl oldu... Adam kesmişini, karısını doğrayanını, banka dolandıranını, en çokta uyuşturucudan yakalaması olanları gördüm Kamboçya'da... Ben blog yazarı olarak bir istisnayım... Blog yazarı dedin mi, ne olduğunu da zaten kimse anlamıyor!.. 

Bir diğeri şöyle yazmış, gülme emojisi ekleyerek:

"Türkiye'de af çıksa da, Kamboçya boşalsa..."

Ha ha ha, hi hi hi... 

Zort... 

*

Yani her türlü suçlu var, zatı muhterem onca suçlunun arasından benim pasaporta el koydurdu iyi mi!.. 

Düştük Göçmenlik Hapishanesine...

*

Koğuşta sol tarafımda Rus, sağ tarafımda Amerikalı var da, tek Türk benim onca Türk suçlunun barındığı Kamboçya'da... 

Misal; Zaman Üniversitesi'nin FETÖCÜ elemanları pasaportlarını geri alırken, benim eskilerin bile üstüne yattı... 

*

Fırsatını bulan, punduna getiren, tası tarağı varsa satan, ardına bakmadan kaçıyor bundan...

Çünkü dünyanın en güzel ülkesini, cehenneme çevirdi... 

Dün yandaşlarına seslenirken, "dünyanın her tarafındaki bilim insanlarımızı ülkemize davet ediyorum" dedi... On altı yıldır bilimin içine ettikten sonra, ülkede bilim adamı kalmayınca; açıkça "davet" ediyor...

Farkında aslında olup bitenin...

Türbanla, takkeyle, Google'ı Abdülhamid'in icat ettiğini söyleyen dümbük profesörlerle bir yere varılmayacağını gördü muhtemelen...

*

Ben bir aptallık yaptım, medeni ülkeler dururken gittim Güney Asya'ya... 

Demokrasisi oturmuş, insan hakları, düşünce özgürlüğü olan ülkelere gidip hayatını kurtaranlar benim gibi aptallık yapmadılar... 

Bilim adamı olsun, sıradan vatandaş olsun kaçan kurtuluyor çünkü şerrinden... 

*

Bundan sonra iki göz iki çeşme ağlayıp, yalvarsa... 

Üçün birini alır... 

Göreceksiniz, dönmeyecekler... 

CEM AKKILIÇ
10 Ekim 2018








Uyurgezerler için tarihten kısa bir not... 





Allah belanı versin...

Malatya'nın bir köyünde vefat eden muhtar için imam sormuştu...

"Hakkınızı helal ediyor musunuz eyyy cemaat?!.."

Hep bir ağızdan "helal olsun" sesleri yükselmiş, hemen sonra okunan sela ile birlikte cenaze namazı kılmışlardı... 

Sene kaçtı bilmiyorum ama asırlardan beri bu coğrafyada ölenler için yapılan cenaze merasimlerinin tıpkısının aynısıydı... 

*


Sene taaaa 1986'ydı... 

Dünyanın en büyük dördüncü doğal kayak pistini görmek için Erzurum'a gelen İngiliz evli çift, el ele dolaştıkları için "kafir" sayılarak bıçaklanmışlardı... Adam oracıkta can verirken, kadın hastanede ölmüştü... 

*

1990'lı yılların ortasıydı...

İngilizce öğretmeni genç bayan, annesine türban takması konusunda uyarılar çekmişti... İtiraz eden annesini, tam elli altı yerinden bıçaklayıp, gözlerini oymuştu...

*

İmam Hatip açma rekorunu bugün herkes asrın Tayyip'inde zannediyor ama Süleyman Demirel'i geçen olmadı henüz... Amerikalıların "bizim oğlan" dediği Kenan Evren ise İmam Hatip açma konusunda hâlâ ilk ikide... 

*

İlk okulda, ortaokulda bizim nesilden süphanekeyi ezberlemeyen varsa, namerdim... Sıkıysan ezberleme, bizim zamanımızda tahta cetveller vardı... Kafana yerdin cetveli... 

*

Dinimizi yaşayamıyorduk, bodrum katlarında namaz kılardık falan diyor ya...
Amerika'nın 16. Filosu İstanbul Boğazı'nda demir attığında, hemen oracıkta Filo' yu kıble sayıp şükür namazlarını kılmışlardı bu sahtekârlar...

*

Dinini yaşayamadığını söylediği yıllarda, Türkiye'de ozanlar, şairler, çocuklar "Allahu ekber" naraları ile diri diri yakılmışlardı... 

*

Atacaksan palavranın bile desteklisini atacaksın arkadaş... 

Nitekim eninde sonunda dört kolluya bindiğinde, imam dönüp soracak... 

"Hakkınızı helal ediyor musunuz?!.." 

En az elli milyon "Allah belanı versin" demezse n'oliyim... 

Cem Akkılıç
8 Ekim 2018








Allah'ın takdiri...

Memleketten ayrılalı dört buçuk seneyi geçmiş... Şöyle bir geriye dönüp bakıyorum...

Soma'da maden kazasında felaket yaşandı... 400 gariban işçinin güzel öldüğünü anlattılar... Sonrasında asansör kazaları ve kimsenin ruhunun duymadığı kazalarda işçi ölümleri oldu...

Allah'ın takdiriymiş meğerse...

*

Neredeyse her yıl seçim oldu...

Ha gitti ha gidecek AKP denilirken, 7 Haziran seçimlerinde hakikaten gitmişti ama asrın Tayyip'i ben bunu saymam, mızıkçılık yaptılar deyip ardından bir seçim daha yaptırdı... Seçim manyağı olan talihsiz millet bir defa daha seçime gitti ama bu defa ölüleri de kaldırıp oy verdirdiler... Eee kazandı tabi... Peygamber dirilse AKP'ye oy verirdi diyen yalamalar, mevzuyu Allah'ın takdirine bağladılar...

Arada Davut'un oğlu ile Melih'i diskalifiye ettiler... Halkın iradesi palavraymış meğerse...

*

Senelerdir elini eteğini öptüren hoca efendileri Fethullah Gülen hazretleri bir darbe girişiminde bulundu... Eniştesinden öğrenip, Ay Pon'uyla canlı yayın yapan mağdur asrın Tayyip'i halkı sokağa döküp, darbeye anında engel oldu... Darbe denilen şey biraz kanlı olmalıydı ki inandırıcı olsun... İki yüz küsur kişiyi öldürüp, TBMM'nin çatısını uçurdular... Ha bir de; Allah'ın takdirinden olsa gerek, 4000 yıllık şanlı Türk Ordusu'nda ilk defa bir Genelkurmay başkanına esir olmak nasip oldu...

*


Büyük şehirlerde bombalar patladı...
Suçu gene "yukarıya" attılar...

*

"Türk'üm demeye utanan Recep Tayyip ülkücülerin kardeşi olamaz" diye bas bas bağıran Bahçeli "u dönüşü" yaptı...

Allah'ın takdiri olduğunun işareti olabilir mi?!..

*

Bir ara Afrin'e falan girdi bunlar, kimse ne olduğunu anlamadı... Afrin'de çıkarlarımız var, orayı alacağız naraları atılırken, tam o esnada Yunan genelkurmayı tam kadro Ege denizindeki adalarımızda kuzu çevirip, sirtaki oynuyordu...

Afrin dönüşü Allah'ın takdiri olarak asrın Tayyip'ine "gazi" ünvanı verildi iyi mi?!..

*

Deniz Kuvvetleri'nde bayan personelin kafalarını türbanladılar... Ardından Kara, Hava, Jandarma derken... Polis teşkilatımızın bayan elemanlarının başı kel miydi?!.. Onlara da taktılar... Malum bu devirde donsuz bırakıp, kafayı örtme derdindeler... Ne de olsa Allah'ın takdiri... 

*

Camide bira içmediler diyen onurlu imamı önce darp edip sonra sürdüler, Suriyeli kadınla fuhuş yapan cenabet imam hâlâ minarenin başında...

Allah'ın.......

*

Dolar ben ülkeden ayrıldığımda 2.3 Liraydı... Dört yıl da 7'ye köklediler... "Beni başkan seçin, dolar düşecek" demişti... Neyse ki onların doları vardı, bizim de Allahımız...  Bu sayede 6.5 Liraya indi şakkkk diye...

*

Dört buçuk yılda olup bitenlerin hepsini yazmaya kalkışsam; otuz altı ciltlik kitap koleksiyonu çıkar ortaya...

Allah'ın takdiriymiş diyerek geçiniz efendim...

CEM AKKILIÇ
5 Ekim 2018




Eşşoğlueşek...

Eskiden insanlar kızdıklarında eşşoğlueşek derlerdi birbirlerine...

Kemal Sunal eşşoğlueşek repliğiyle şöhret basamaklarını tırmanmış, hayranlarımla yolda karşılaştığımda benden eşşoğlueşek dememi istiyorlar, o kadar çok eşşoğlueşek dedirtiyorlar ki, geçen gün karıma yanlışlıkla eşşoğlueşek dedim demişti bir röportajda...

*

Esasında daha ilkokul sıralarında tanışmıştı eşşoğlueşek ile Türk milleti...

Bir defasında ilkokul müdürümüz Avni bey haylazlık yaptığım için önce ayaklarıma basmış sonra kulaklarımdan tuttuğu gibi yukarıya doğru çekerek, eşşoğlueşek ile cezalandırmıştı beni...

*

Hiç unutmam; Beşiktaş gol kaçırdığında babamın ağzından hep, ilk önce eşşoğlueşek çıkardı... 

*

Okulda öğretmenden, askerde komutandan hatta evlenince kayınpederinden "eşşoğlueşek" yemeyen bizim nesilden pek fazla insan yoktur kısacası...

Neticede "eşşoğlueşek" kızgınlıkla birlikte özünde sevgiyi de barındıran bir çeşit sövme şekliydi... 

AKP ülkenin başına çöreklendiğinden bu yana sövmeler de değişti...

*

Misal:

İktidarı eleştiriyorsanız... 
"Yahudi piçi..." 

Asrın Tayyip'ine oy vermediğinizi belli ediyorsanız... 

"Yahudi dölü..." 

Türban, takke takmayanlar... 

"En ileri Yahudi..."

Eeee zaten bizzat kendisi çıkıp söylemedi mi?!.. 

"Bunlar Yahudi dölü..." 

*

Dünya üzerinde seçtiği partiye göre din  değiştirmiş sayılan başka millet yok bizden başka... 

Seçim sabahı oy vermeye gittiğinizde Müslümansınız, AKP yerine başka bir siyasal partiye mührü vurduğunuz an; maazallah akşamına Yahudisiniz... Bu kadar çabuk, şipşak...

*

Sonuç olarak; Yahudi aşağı, Yahudi yukarı ekonomiyi batırıp, ülkeyi uçuruma attıktan sonra Türk ekonomisinin dizginlerini gidip bir "Yahudi kuruluşu" olan McKinsey'e kendileri teslim etmemiş gibi hâlâ beğenmediklerini Yahudi olmakla suçluyorlar... 

*

İnsan bunlara bakıp, "eşşoğlueşeği" özlüyor hakikaten... 

Cem Akkılıç
1 Ekim 2018