Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

Darbe değil, düpedüz tiyatroydu...


Hâlâ FETÖ darbeyi başarsaydı şöyle olurdu böyle olurdu diye başlayan destan gibi yazılar çıkıyor karşımıza!..

Bu hatayı, iktidarın borazanı TV kanallarında saatlerce konuşan KUMPAS mağduru eski kurmay subaylar bile yapıyor...

Eyy ahali...

Bir oku hele...

BİR: Darbenin başarılı olması için o darbenin en azından 1. Ordu komutanının emrinde sevk ve idare edilmesi gerekirdi... 

İKİ: Bu darbe girişimi "başarısızlık" üzerine kurgulandı...

ÜÇ: ABD'nin amacı zaten son kullanım tarihini geçmiş, hatta içi geçmiş Fethullah'ı yem olarak kullanıp, TSK'nın itibarını iyice yerlerde süründürmekti...

DÖRT: ABD'nin bir diğer amacı "kalkışmayı" bahane edip, Kürdistan için engel olarak gördüğü Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nı AKP'nin kapıkulu yapmaktı...

BEŞ: ABD'nin bir diğer amacı millette zaten var olan asker düşmanlığını iyice debreştirnekti...

ALTI: Darbe yapıp, ülke yönetimine el koyacak olanlar, Meclis'i bombalamaya kalkışmazdı...

YEDİ: Darbe herkes uykudayken yapılırdı...

SEKİZ: Darbe yapacak adamlar en azından bir iki bakanı, bürokratı tutuklardı...

DOKUZ:  Artık oldukça mazide kalan 1980 darbesinden sonra dinci iktidarlar için can simidi olan darbe mağduriyeti ajitasyonlarına yeni bir "malzeme" gerekliydi...

ON:  Evet; ortada başarılı bir "darbe" vardı... O darbe; Ergenekon ve Balyoz gibi zırvalarla tam tuş edemedikleri TSK'yı iki seksen yere serdi...

Böylesine yüksek getirisi olan bir "oyun" içinde; üç yüz, beş yüz kişinin ölmüş olması, çıkan faturanın ka-de-ve'siydi...

Sizler FETÖ başarsaydı ne olurdu diye fal açarken, atı alan Üsküdar'ı geçti efendiler!..

Cem Akkılıç
29 Temmuz 2016 



Darbeci dediklerine muhtaç kaldı...

Sabahların kör karanlıklarında "darbeci bunlar" denilerek karga tulumba götürülmüşlerdi...

Yurt dışı görevlerinde olanlar, götürülemeyince, kendi ayaklarıyla dönmüşlerdi...

*
"Camileri bombalayacaklar, halka ateş açacaklar..."

"Ege'de Türk jetini düşürecekler..."


"Silahları toprağa gömmüşler..."


"Kadın satıp, çocuk pornosu izlemişler..."


"Asit kuyularına insanları diri diri atmışlar..." diyorlardı!..

*
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde tek olup, 3 adet Üstün Cesaret ve Feragat madalyası alan subayı terörist ilan etmişler, genelkurmay başkanını "teröristbaşı budur" diyerek götürmüşlerdi...

*
Gölcük'te evlerini aramaya gelen polislere, buyurun kahvaltı edin diyerek ikramda bulunan üç denizci teğmenin banyo lavabosunun altına esrar zulalamıştı polisler...

*
Alınmayanlar ise dışarıda; "sıra bize ne zaman gelir acaba?.." diye düşünüyorlardı...

*
Hiç unutmam; evimizin içinde bile binbaşı olan eşimle konuşurken korkuyoruz diye yazmıştı bir hanımefendi yolladığı e-postada...

*
Silivri zindanlarının buz gibi koridorlarında feryatları yükseliyordu çocukların...

Denizci eşleri "baban uzak sefere gitti" diyerek, göz yaşlarını siliyordu bebelerinin...

Kısacası diri diri gömmüşlerdi beton mezarlara TSK'yı...

*
Darbeci paşalar bulaşık yıkıyormuş, az bile şerefsizlere diye yazarak, zevkten dört köşe oluyordu AKP'nin yobaz takımı...

Bu paşaları fare ilacıyla zehirlemek lazım diye yazmıştı TARAF'ın yazarı Yasemin Çongar...

Ben bu davaların savcısıyım, Türkiye bağırsaklarını temizliyor diye caka satıyordu İmam...

*
Peki...

Bu hikâyenin sonu nasıl bitti derseniz...

İşte gördünüz; cemaatle ortaklaşa kumpas kurduğu cumhuriyet ordusunu geri çağırmaya başladı İmam...

Sıkıyı gördü çünkü...

Birer birer TSK'ya geri çağırıyor "darbeci" ilan ettiklerini...

Dayanınca soğuk namlu, tutuştu haliyle...

Darbeyi görünce darbeci dediklerine muhtaç kaldı...

Bence bu bir başlangıç, yakındır; gidip Anıt Kabir'de Gazi'nin ayaklarına kapanacak!..

Cem Akkılıç
25 Temmuz 2016


Kes lan...

Orgeneral Şener Eruygur'u bilmeyeniniz yoktur...

Yüz yılın iftirası Ergenekon tezgâhında tutuklanmış, zindanda merdivenden düştüğü söylenerek bilincini tekrardan onarılamayacak biçimde yitirmişti...

*
Cemaatin hedefinde olan bir diğer isim, kumpas mağduru gazeteci Hikmet Çiçek, Silivri

Osuruktan darbe...

"Bugün bildiğiniz gibi ne yazık ki Silahlı Kuvvetlerin içinde küçük bir cunta mevcuttu ve bu hareketliliğin neticesinde de TSK içerisinde bir azınlık ülkemizin birliğine beraberliğine; milletimizin bütünlüğünü hazmedemeyen, milletimizin birliğini kabullenemeyen bu grup çok daha önce söylediğim gibi paralel yapılanmanın ta kendisidir" diye buyurdu uçağından iner inmez...

Atatürk kadar kafalarına taş düşsün...

Aşağıda yazımın sonunda gördüğünüz fotoğraf, kağıt paradan yapılmış bir bitki süsüdür...

Paraların üzerinde Tayland Kralı Bhumibol Adulyadej'in resimleri var... 

Taylılar Krallarına çok düşkünler...

Bir kaç örnek vereyim:

Bizim Türklerden birisi Tayland'a gittiğinde sokak satıcılarına cebinden çıkarttığı kağıt Tay Baht'ını yerdeki tezgâha atar sırıtarak... 

Türk adetlerinde "siftah olsun" anlamına gelen bu harekete Taylılar çok sinirlenir...