Mehmet Baransu’nun bavulunu gidip savcıya teslim edişinden bu güne kadar neredeyse üç buçuk yıl geçti…
*
‘’Bir dolu sahte belgeyi!..
Bir bavul ile
getirdiler…Koydular kucağınıza…
İçinden balyoz çıktı…’’ diye başlayan yazımın üzerinden ise 235 gün geçmiş…
Epeyce uzun bir zaman…
*
Hava Kuvvetleri Komutanlığı ilk kez “kurumsal” olarak “TSK ve personeli karalanıp yıpratılıyor” diyerek Baransu hakkında suç duyurusunda bulundu dün...
*
BİR: BALYOZ sonrası Amerika’nın onayından geçmeden bir tek Türk Jet’inin bile havalanamayacağını körler, sağırlar bile öğrendi…
İKİ: Ve kolu kanadı kırılmış kuvvetlere ait ulusalcı subaylar hâlâ esir tutuluyor!..
ÜÇ: Suç duyurusu için; bravo!..
*
Aklı çalışan insanlar bilirler…
Ya da;
Komutanları, devre arkadaşları, astları tasfiye edilmiş, Ankara caddelerinde dalgın dalgın yürüyen subayları çevirip sorun…
Güçlü ve bağımsız Orduları olmayan milletlerin başına neler gelebileceğini bir de onlar anlatsın…
Ki zaten tersi olsaydı, dünyanın en medeni ülkeleri kendi Ordularını tasfiye edip, kapılarına kilit vururlardı…
Misal;
Tarafsız İsviçre bile 145.000 kişilik ulusal Ordusu’nun gücünü yetersiz bulup, büyültmeye çalışırken…
Geride kalanlar susup, içlerine sindirebildiler TSK’nın budanmasını!..
*
Bakın şu işe;
Telefonlar dinlendiğinde…
Evler basıldığında…
Yatak odalarına girildiğinde…
Kozmik odalar düşmanın baskınına uğradığında…
En değerli komutanlar gaspçı gibi yaka paça götürüldüğünde…
Silivri’de, Hasdal’da, Sincan’da hayatlar karartıldığında, bütün olup biten bunca rezaleti görmezden geldiler de; dün akıllarına geldi tepki göstermek…
*
Şimdi dönüp diyeceksiniz ki eee ne yapmalı?..
*
Atı alan Üsküdar’ı geçtiğinde…
Feryat edip, çırpınsan ne fayda!..
Adama sorarlar; aklın neredeydi?..
En iyisi uyanda balığa çıkalım…
Cem Akkılıç
18 Mayıs 2013
Gözbebeğimiz TSK'yı kaybediyoruz...

