Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

Sabun gibi eriyorlar...



Temel ihtiyaçlar için fırtınalı havaya bakmadan düştük yollara...

Denizciler ve gezginler bilirler; tropikal adalar muson mevsimde mahrumiyetin dibini yaşarlar... 

Cepte pasaport yok... Eeee haliyle para da kısıtlı... Rus resepsiyon görevlisi kıza yalan konuşup, pasaportumuzu çaldırdığımızı söyleyince suratı asıldı... Bu denediğimiz üçüncü oteldi... (Cinayet işleyip yurtdışına kaçanların pasaportları iptal edilmedi, ömrümde tavuk bile kesmediğim halde benim pasaportu hiç etti namussuzlar...) 

Güney Asya'nın sivrisinekleri sanki yanlarında şırınga taşıyorlar... Kızılay'a kan bağışlasanız, sivrilerin çektikleri kanın yanında solda sıfır kalır... Otele yerleştik ama uykunun zerresi yok... 

*

Bir Amerikalı sormuştu, neden bu "sürgüne" katlanıyorsun?!.. Git yat birader cezanı...

*

Birincisi: İşlemediğim suçlardan ceza yatmayacağım... 

İkincisi: Sonuna kadar yazacağım, yazı yazıyorum diye evimi basamayacaklar, cinayet işlemiş seri katiller gibi elime üzerinde numaralar olan tabelayı tutturup, önden yandan fotoğraflarımı çekip fişleyemeyecekler bundan sonra... 

*

İşte görüyorsunuz; sabun gibi eriyorlar... Eridikçe, pislikleri ortaya çıkmıyor mu?!.. 

Misal... 

Hakkımda onlarca dava açan savcıların isimlerini aratıyorum internette... Hapse gireni var, işinden atılanı var... 

Karadeniz'in ortasında olduğumu bildiği halde, telefonda "atla gel, ifadeni alıp seni bırakacağım" diyen Hacı isimli manyak emniyet müdürü teröristlikten kodeste... 

Nihayetinde Adnan Oktar ve yardakçıları da deliği boylamadılar mı?!..

*

Dün aynı yatağa girip oynaşanlar, bugün kanlı bıçaklı oldular... Büyük patron hepsini, kullanılmış tuvalet kağıdı gibi helanın yanındaki çöp sepetine atıyor... 

*

Şimdi geriye bir tek "başkanları" kaldı bunların... 

Ekonomistler hep bir ağızdan ısrarla uyarıyorlar... Yakında Türkiye IMF'lik olacak... Batırdığı ekonomiden dolayı gitmese bile, varacağı yer iki metrelik mezar çukuru... 

*

Az kaldı... 

Perde inecek, oyun bitecek... 


CEM AKKILIÇ
26 Temmuz 2018




Hoşça kal Türkiye...

Türkiye'nin kurtulma şansı yok... 

Çünkü... 

Açın dünya haritasını önünüze, petrol ve doğal kaynak nerede varsa, göreceksiniz ki orası İslam ülkesidir... Onca petrole rağmen; İslam ülkeleri neden sürünüyor peki?!..

Bazı gerçekleri yazmak şart oldu... Müslüman toplumlar dini inanışları gereği bu dünyanın geçici olduğuna, dünya malının dünyada kalması gerektiğine inanıyorlar... Kaliteli bir yaşam talepleri yok!.. Fakirliğin Tanrı'nın sınavı olduğuna inanmışlar... Bunu değiştirmenin imkânı yok... 
Bu değişmeyince de; ekonomik bunalımlar, sosyal çöküntüler ve yıkım kaçınılmaz oluyor... 

İki milyara yakın insanı "açlık sınırının altında" yaşamaya ikna etmek için "din" dışında başka bir yol henüz keşfedilmedi emperyalistler tarafından... 


*

Damla petrolü ve doğal kaynağı olmayan ülkelere bakalım...

Japonya, güney Kore, Tayvan ve Çin... Bu saydığım Asya ülkeleri son 30 yıl içinde dünyaya hakim olacak kadar geliştiler... Ekonomik sorunları yok... Hatta ekonomisi düzelen Tayland yabancılara karşı katı vize uyguluyor... Kamboçya gelişiyor... İnanın gelişiyor, çünkü bir ülkenin geliştiğini katı vize politikalarından anlayabilirsiniz. Kamboçya tüm yabancılara 1 yıllık oturum vizesini 3 aya indirdi... Bu saydığım ülkeler Budist... 

Avrupa ülkeleri... Damla petrol ve doğal kaynakları yok... Önce rönesans ile Kilise'nin kıçına bastılar tekmeyi... Laik sistem ve ardından sanayi devrimi geldi... Zaten Osmanlı'nın çöküp yok olmasının başlangıcı Avrupa'nın laikliğe geçmesiyle başladı... Gerisini anlatmaya gerek var mı?!.. İşte Avrupa... 

Sovyetler Birliği emperyalizmin "din dayatması" sonucunda yıkıldı ve Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan İslamlaştırıldı... Bu ülkeler tam bir petrol ve doğal gaz cenneti olmalarına rağmen, halkları fakirlikten kırılıyor!..

Afrika kıtası... Kuzeyi hariç İslam ülkesi yok... Libya, Tunus, Mısır İslam ülkeleri... Libya ve Tunus Akdenize kıyısı olan ülkeler... Akdeniz demek; petrol demek... Mısır ise dünyanın stratejik öneme sahip beş boğazından birine sahip... Süveyş kanalı dünya deniz ticaretinin en kestirme yolu... İngiliz sömürgesi altında... Halkı perişan...

Bir istisna... Venezuella'da petrol bulundu... Ve hemen ardından Venezuella'ya cami yapıldı... Bilin bakalım emperyalizm kime yaptırdı o camiyi?!.. 

Tayyip Erdoğan... 

Daha önceden neden akıllarına gelmemişti acaba cami yaptırmak?!.. 



Türkiye'nin kurtulma şansı yok... Türkiye treni çoktan kaçırmış durumda... Atatürk'ün laiklik ve ulusalcı eğitim sistemi devam ettirilmedi... Emperyalizm ülkemizin zenginliklerine konmak için en korkunç silahı olan "din silahını" çekti bir defa üzerimize... 

Selim Kotil daha bir kaç hafta önce korkunç tabloyu kısaca özetledi... "Türkiye'nin 83.000 adet maden ruhsatı satıldı. Anadolu'da oluk gibi petrol akıyor, hepsi Yahudiye satıldı..." Aynen bu kelimeleri kullandı Kotil... 

Petrol ve doğal kaynaklarımız tükeninceye kadar emperyalizmin din dayatmasına maruz kalacağız maalesef... 

Türkiye'nin kurtulma şansı yok!.. 

Hoşça kal Türkiye... 

Cem Akkılıç
24 Mayıs 2018



Diktatör...


FETÖ hocaefendiydi... 
Sana cumhurbaşkanlığı düştü... 



FETÖ kandırmak için; elinde Kuran sallardı... 
Sen de sallamıyor musun?!.. 



FETÖ yardımların sayesinde Atatürk'ün askerlerini kumpasyalıp, canlı canlı beton mezarlara gömerken... Sen bir tek "Atatürkçü asker" bıraktın mı Türk Ordusu'nda?!.. 



FETÖ Türkiye'yi uygar dünyadan kopartarak Ortadoğu ülkesine çevirip, emperyalizmin kucağına atmaya hazırlanırken... 
Senin, memleketi nerelere savurduğun kabak gibi ortada değil mi?!.. 



FETÖ İslam cumhuriyeti kurmak isterken... 
Senin devraldığın laik cumhuriyetin, İslam cumhuriyetinden bir farkı kaldı mı?!..



FETÖ ortak yandaşlarınıza, medya borazanlarınıza, bankalarından milyonlarca dolar kredi dağıtıp zengin ederken... 
Söylesene; senin köşeyi dönmeyen yalakan kaldı mı?!..




Dün FETÖ'nün savcıları, hâkimleri hukuka tecavüz edip, ne kadar muhalif varsa kumpaslar düzenlerken... Bugün senin savcılarına, hâkimlerine güven duyan bir Allah'ın kulunu gösterebilir misin?!.. 



FETÖ binlerce okul açıp, kendi istikbalini garantileme derdindeyken... Senin memleketi baştan aşağıya İmam Hatipleştirmenle, ondan aşağı kalır yanın var mı?!.. 

*

Allah... 
Din... 
Kitap... 
Şükür... 
Cennet, cehennem... 

Pekiii... 

Bu dünya hakkında söyleyeceğin ne var, yalanlarından başka?!.. 



FETÖ'de gazeteleri, televizyonları ele geçirmişti... Sen uzaktan mı baktın?!.. 



FETÖ'de; Askeriye'yi, Emniyet'i, Yargı'yı kuşatmıştı... Sen farklısını mı yaptın?!.. 



FETÖ mezarlıklardan ölüleri kaldırın oy versinler fetvası verirken... Senin ellerin temiz miydi?!.. Hilesiz-hurdasız bir tane seçim kazandın mı?!.. 

 * 

FETÖ muhalefet partilerine sızıp, muhalefeti "kuklaya" dönüştürürken... Sen milletin Yüce Meclis'ini kapatıp, parlamenter sistemin ırzına geçerek muhalefeti yok etmedin mi?!.. * Sahi; ne farkın var FETÖ'den?!.. 



Dön bir bak aynaya... 
O terörist... 
Sen diktatör... 

CEM AKKILIÇ 
21 Nisan 2018







IMF'ye borç bitti palavrası...

Ekonomiden çok anlamam...

Matematik desen, orta şekerli...

Fakat insan embesil olsa, iki gözü varsa olan biteni görür...

*

Farzı misal; benim Ahmet'e yüz doksan lira borcum var... İşsizim ve üretmiyorum... Ahmet sürekli bastırıyor... 

Üretmediğim içindir ki, bu borcu ödemem imkansız...


Murat'a gidiyorum, versene bir ellilik...


Mehmet'e gidiyorum aynısı...


Hüseyin'e gidiyorum, sen de ver diyorum bir ellilik, Ahmet'e borcumu ödeyip itibarımı kurtarayım...


Suya düşmüş yılana sarılıyor misali, kimi görsem para dileniyorum... 


Hepsi; "tamam veririz ama faizi kol gibi" diyorlar...

Çuval...

Sene teeee 2003'dü... Irak krizi patlak vermişti... E zaten kerizi bol Ortadoğu'da kriz biter miydi?!.. Bitmezdi...

AKP memleketin başına çörekleneli yüz gün olmamıştı... Henüz iktidarda kaşarlanmamıştı... 

1 Mart Tezkeresi için Meclis'te oturumlar düzenlendi, şiddetli tartışmalar yaşandı, masalar sandalyeler havalarda uçuştu...

Avukat Ceyhun Gökdoğan günah çıkartıyor...

Adnan Oktar'ın iftira çetesinin başındaki avukat Ceyhun Gökdoğan "ben ne yaptıysam mesleğim gereği yaptım, dört yıldır Adnan Oktar'ın avukatı değilim... Ben Atatürk milliyetçisiyim" dedi iyi mi?!..

*

Avukatların meslek icabı yalan söylemelerini normal karşılıyorum...

*

Bir gün Antalya'da avukatımın bürosunda on iki yaşındaki oğlu

Tu kaka dediği Lozan'a sarılıyor...

Yıllarca Lozan'a sövdüler...

Badem'e göre Lozan hezimetti... Zaten Atatürk'ün yaptığı her şey, Yobaz'a tersti...

Yenilgiydi Lozan...

Teslimiyetti Lozan...

İhanetti Lozan...

Utançtı Lozan Yobaz'a göre...

*

Kedinin kakasını saklar gibi; Osmanlı'nın kendi ölüm fermanını

Atatürk'ü okul müfredatından kaldırması boşuna değil!..

Sağda solda geviş getirip, hâlâ yüzsüzce "Avrupa bizi kıskanıyor" diye hoplayıp zıplayanları görünce insanın kan beynine sıçrıyor haliyle...

*

Mesela o kıskanç "eyyy Avrupa'nın" İtalyası; yüzden fazla dünya markası çıkartmış...

Fizana gitsen Benetton mağazası görürsün... 

*

Seçim öncesi AK Trollerin fotoshop ile