Ne mutlu Türk'üm diyene!

İletişim: cagdasdrama@gmail.com


Yaz kızım…



Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Türkiye’nin başına gelenleri özetleyen bir karikatürü görünce, yazının başlığını; yaz kızım koymaya karar verdim…
Yazılmıştı gerçi…
Adalet’in katledildiğini çok defa görüp yaşayanlardan birisi olduğumdan, ‘’yaz kızım’’ hoşuma gitti.
Nasıl gitmesin ki?..

*
Misal;
Başkomutan seçiminde…
İmam mı olsun, hoca efendi mi diye sordular?..
Nasip bu ya…
Hırsız İmam'a kısmet oldu apoletler!..
Garantisi var; yedi yıl daha yırttı suçlarından!..
TSK tamamen İsrail’in kontrolüne geçtiğinde…
Hükümdarın, bu defa komutan da olduğunu fark edecek belki Türkiye… 

*
En tepeye, sınırsız yetkilerle donatılmış, ülkeyi bir diktatöre teslim ettikten sonra…
İstediğin kadar haykır…
Yalana, talana, peşkeşe sesini çıkartmayanları gördükten sonra…
Gözlerini diktiği Atatürk’ün koltuğu kalmıştı…
Onu da teslim alacaktı!..

*
Bunu da yaz kızım!..
Ve çatıcılara:
ABD Fethullah amcanızı emekli etti, bu nedenle çatı adayınız Ekmel amcanızın kazanma şansı yoktu…
Çatıdaki anteni Amerika’ya değil, Atatürk’e çevirip…
O melun proje; Büyük Ortadoğu Projesi’nin figürleri olmasaydınız, Atatürkçü aday çıkartır, yenilseniz bile adamlığınızı kaybetmezdiniz!.. 

N’oldu peki?..

MHP’nin güçlü olduğu şehirlerde bile zafer İmam’a teslim edilmedi mi?..
Birkaç CHP’li milletvekili onurlu davranıp, çatıcıyı protesto etmeseydi…
Tarihin çöplüğüne birlikte gideceklerdi sizlerle…

*
Peki; nedir bütün bu olanlar?..

Ümmete çevrilmiş ülkenin çoğunluğu gericiliği, karanlığı kendi elleriyle istediyse!..
Çağdaşlığı, onurlu yaşamı elinin tersiyle ittiyse…
Rejimin değişmesidir bu…
Bazen bir gecede değişiverir…
Anlamazsın, on iki yılda alıştıra alıştıra giydirirler…

*
Madem öyle, yaz kızım...
Ülkenin ırzına geçildi ve gerçekten kendi rızası vardı…
İyi uykular Türkiye…


Cem Akkılıç
11 Ağustos 2014



Sarışın kadınlar…


İmam ile Hoca’nın arasına kara kedilerin henüz girmediği yıllardı…
Tam o sıralarda; ‘’BALYOZ kadınlarının hepsi sarışın, kim kimin eşi karıştırıyorduk. Eşlerinin resmi basılı olan t-şhirt giymişler, işimiz kolaylaştı’’ diye twitt atıp, alay ediyordu Fethullah yanlısı Türbanlının biri… 

Küstahça subay eşleri ile makara geçiyordu aklınca…
Horon tepenleri bile vardı zevkten, unutamam!.. 
*
Sessiz çığlığın kahraman kadınlarıydı oysa o sarışın kadınlar…

Arkadan kelepçe az bile…



Kudurmuşlar gibi saldırıyorlar, linç ediyorlar, sabahın körlerinde ulusalcıları topluyorlardı…
Her gün yeni bir kötü haber…
Her an dram, haksızlık ve linç yapılıyordu…
Şakasını bile yapıyorduk onca feryadın içinde; ‘’artık subay olmanın da karizması kalmadı, güneş doğmadan yaka paça götürüyorlar, teröriste-hırsıza yapmadıkları muameleleri askerlere yapıyorlar, siz en iyisi polis olun çocuklar…’’
*
Öyleydi gerçekten…
Başka bir savaştı, cephe aranıyordu!..

Atatürk’ün Ordu’su esir alınırken, tek kurşun bile sıkılmamıştı…
*
Örgüt diyorlar, darbeci diyorlar, terörist diyorlardı…
Koskoca Türk Ordu’su savaşmadan namertlerin, vicdansızların, uğursuzların oyunlarıyla bitiriliyor, iktidardaki hırsız savcısı oluyordu oyunun…
*
Arşivlerde duruyor olmalı…

4 yıldızlı ihanet…



Şanlı Türk Ordusu Ergenekon, Balyoz ve benzeri gibi zırvalarla KUMPAS’a maruz kaldı…
Kahraman aslanlarımız zindanlara atıldı…
Kardak’ta Türk bayrağı asanlar, bugün hücrelerinde kahroluyorlar…
Terör belasını sıfırlayanlar müebbet yediler…
Paraları sıfırlayan alçaklar ise ülkeyi bölünme noktasına getirdiler…

Bunların hangisi kâfir?..


Ergenekon palavrasının başladığı günlerdi…
Henüz balyoz indirilmemiş…
Türk ordusu tam olarak Bedevileştirilmemişti…
Müthiş bir yıpratma dalgasıyla birlikte…
Yandaş kanallarda masum insanlar idam ediliyordu…
*
TSK darbe yapacakmış da, bir türlü yapamamıştı!..
Sahte digitaller havalarda uçuşuyor, iftiraların sonu gelmiyordu…
Yurtseverler kâfir…
TSK darbeciydi!..
*
Plana göre:
Azıcık muhalefet edenler, küçücük direniş gösterenler, soluğu İmam’ın Adliyesinde

Tahrik sistemi…


Deniz Kuvvetleri diye bir ‘’Kuvvet’’ kalmadı elimizde...
Evet; gemiler yüzüyor, denizaltılar dalıp çıkıyor…
Fırkateynlerin platformlarından helikopterler kalkıp, iniyor…
TCG Gazal 72 yaşına rağmen bana mısın demiyor, hâlâ denizleri arşınlıyor…
Görünürde her şey normalmiş gibi!..
Sahilden bakınca:
Fiyakalı gemiler…
Beyaz üniformalı bahriyeliler…
Mest olur gören…
*
Peki; kazın ayağı öyle mi?..
Deniz Kuvvetleri personeli belli etmese de, kabul eder; Türk Donanma tarihinin

Kızma birader!..


Oylarımız çalındı diyorsun…
Seçimlerde haksızlık yapıldı diye bas bas bağırıyorsun…
Bir oranı yırtmadığın kaldı!..
*
Doğrudur…
Ben mutfak kapısını aralayıp, düdüklü tencere açan kedi bile gördüm…
Hırsızlar kedi olur, trafo patlatırlar…
Kaybedersin seçimi…
Sabıkalıdır bu ülkenin siyaseti!..
*
Peki sende hiç mi günah yok?..
Hadi diyelim kedi çaldı yüzde 5’ini…
*
PKK’liler dağdan inip, şehirlerde gezerken…

Cukka yani…


İstanbul’un büyük bir ilçesinin CHP’den başkan yardımcısı adayı…
Seçimlere altı ay kala zafer bizim olacak demişti…
Masaya yumruğunu vura vura!..

*
Oturduk rakı içiyoruz…
Karşılıklı koyu sohbetteler…
Bir elim çenemde, sessizce izliyorum olup bitenleri…
‘’Bak şurası var ya…
Mahallenin öbür ucu…’’
‘’Hıı hıı…’’
‘’Orada güzel işler yapacağız!..’’
‘’Cukka yani…’’