Cesur yürekler aranıyor...

.
Telefonda kısık sesle; ‘’hani o Gürcü dediğin adam varya’’ diye başlayıp, ‘’eee’’ diye tebessüm ederek sorduğumda, ’’ yahu anla işte kimi kastediyorum’’ diye mırıldanan arkadaşımla,

‘’Abi, bundan sonra benim ismimi yazmasan yazılarının altına, nasıl olur sence?’’ diye mesaj yollayan çekingen arkadaşım…

‘’Annesi Orhan’a kızdı, yeter artık alınacaksın(!) demiş’’ diyerek bana bir şeyler anlatma çabasında olan anneciğimin, narin ve korumacı telaşı arasında hiçbir fark yok aslında.

Hepimizin ortak suçu Cumhuriyete yürekten bağımlı olmak!

Bu yüzden her gün korkutuluyoruz…

Korkak ve sinmiş bir toplum yaratılarak, devrim yasalarını hiçe sayan gerici bir zihniyetin güdümünde, gerçekte nereye gittiği belli olmayan karanlık bir yolda ilerlemeye devam ediyor Türkiye.

Ben bunu en çok telefonda konuşurken anlıyorum.

‘’Akşam haberlerini kaçırdıysan ne yap et ve izle, mutlaka tekrarı olacaktır, gördün mü bak bir kez daha sabahın köründe yaka paça götürüldüler… ‘’ dediğim yan komşumun, sanki bizi dinleyen birileri varmış gibi hafifçe sağa sola kısık gözlerle bakışından yakalıyorum bu derin endişeyi.

‘’Hapishaneleri Atatürkçülerle doldurdular ama, zindana kapatılanlar haklarındaki iddiaları bile öğrenemediler henüz’’ dediğim gencecik ilkokul öğretmeni, konuyu Beşiktaş’ın şampiyonluğuna getirdiğinde...

‘’Deniz Feneri davası sanıkları gül gibi geçinip giderken...‘’ dememe kalmadan, kendi kendime hah tamam işte diyorum!

Bu yüzden her gün daha çok sindirilmeye çalışılıyoruz…

AKP, Anayasayı değiştirmeye hazırlanıyormuş. Yamalı bohça gibi işlerine gelmeyen taraflarını değiştirmek için harekete geçecekler. Anayasaya karşı suç işleyip, bu nedenle yakasında sabıkası olan bir siyasal parti, kendisini her şeyden üstün görmeye devam ediyorken, Cumhuriyetin çocukları sindirilecekler ki, devran istedikleri gibi dönsün.

İşte; geleceğini düşünmek zorunda kalarak, korku ile yaşayan bir toplumda artık mecburen cesur yürekler aranıyor...

Sizce bundan daha ötesi var mı?


Cem Akkılıç
12 Mayıs 2009

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yapılan büyük saygısızlığın belgesi!

Detaylar için lütfen kırmızı bölümü tıklayın.

Cumhuriyet tarihinin ilk Anıt heykeli yok oluşunu bekliyor…


* * *

Baksana Corç…

.
Gün senin günün Corç.

Bugün kömüre, bulgura muhtaç bırakılan insanlar, dün tek kaşık lapa bulamadan Kurtuluş savaşını verdiler.

Ergenekon mergenekon dalgasına sindirilmeye çalışılan bu halkın kahraman dedeleri, destanların kralını yazmıştı Çanakkale’de.

Bu millet, sırtında mintan, ayağında potin yokken İngiliz’i, Yunan’ı, Fransız’ı, İtalyan’ı fena tepeledi. Alman’a kendisini hayran bıraktı. İstersen Çörçil’in anılarına bir göz at. Hatta, cilveli Nataşha’nın dedesi Gürcü Stalin’in Rusya’sına bak.

Senin padişah, İngiliz zırhlısıyla tası tarağı toplayıp tüyerken boğazdan, Savarona’dan denize atlayıp saraya kadar Atasına yüzenlerin torunları, şimdi Anıtkabirde toplanıyorlar...

Türklerin sağı solu hiç belli olmaz Corc!

Tribünde iki futbolcu için didişip, sevdalısı kız için lise önlerinde her daim kavga ederler ama, iki saniyede bir olup adamın başına çorap örerler. Kodum mu oturturum sözü aslında bu olaydan türemiştir. Sen bölmeye çalışırken, maazallah bir anda çarpılıverirsin.

Sigortası atmasın bir kere, ne gelincik dinler ne de mayın tarlası… Kanlı hançeri göğsüne saplarda, bir karış toprağını vermez elin oğluna. Ölmeyi iyi bilirde, yenilgi yazmaz kitabında. Erkek aslan, kedi kesilir Türk’ün karşısında…

Bak, boşuna demedi eskiler; gün gelir devran döner diye.

Ya da sen, gün ola harman ola deyiver…

Her devrin bir hesabı vardır ya, her Türk borçlu doğar ama çakı gibi asker olduklarını da hiç aklından çıkartma!

Sen kızgın kalabalıkları çok iyi bilirsin. Şamarı yiyip, öküzün trene baktığı gibi bakmadan önce, otur bunları bi düşün bence.

Kısacası, tarihten birazcık ders almalısın…

Ve sakın ''söylememişti bana'' deme Corç. Sonra apışıp kalırsın.


Cem Akkılıç
21 Nisan 2009


.