Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

Cem Aziz Çakmak öldürüldü...



Büyük vatansever büyük Amiral CEM AZİZ ÇAKMAK cinayete kurban gitti!..

Türkiye'nin Doğu Akdeniz
'deki petrol ve doğal gaz bölgesini koruyan Türk Donanması'nın en aktif Amirallerinden birisiydi Çakmak... İsrail bölgeye giremiyor, donanma engel oluyordu...

Elbette bu böyle gitmezdi...

Tayyip ve Fethullah ikilisini kullanan İsrail, Türk Donanmasına ağır bir darbe indirip; KUMPAS kurdular.

Cem Aziz Çakmak gibi bir çok ulusalcı komutan ve subay BALYOZ masalıyla esir edildiler...

Büyük Amiral Çakmak zindanda kahroldu ve akciğer kanserine yakalandı...

Ölsün diye uzun süre onu tahliye etmedi kumpasçılar!..

Direndi, başaramadı... Ama hastaneden meydan okumuştu kumpasçı şeytanlara...

Çok emek verdiği Türk Donanması ‘’darma duman’’ edildi...

Ya peki şimdi?..

Büyük Amiral Cem Aziz Çakmak'ın aziz hatıraları kaldı geriye...

Ve daha acısı; İsrail, babasının malı gibi Doğu Akdeniz'de Türklere ait petrol ve doğal gazı çıkartıyor.

Çünkü Cem Aziz Çakmak gibi amirallerimizi öldürdüler!..

Işıklar içinde uyu büyük Amiral'im...

Cem Akkılıç
3 Temmuz 2015


Cumhuriyet savcıları...



KARTAL ADLİYESİ BİLİŞİM SAVCILIĞI 5. KAT.
 
Savcı: Daha önce ceza almışsın, şimdi elimdeki belgelere montaj diyorsun.

C.A: Daha önce aldığım ceza haksızca verilmişti… 

Savcı: Sen Müslüman değil misin yahu?

C.A: Sayın savcım bana bunu soramazsınız!..

Savcı: Tamam git, mahkemede anlatırsın derdini…



Sarayburnu Atatürk Anıt Heykeli’ndeki Türk bayrağının durumunu anlatırken. Çağlayan Adliyesi’nde.

C.A: Sayın savcım Atatürk Heykeli’nin hemen yanındaki Türk bayrağı perişan durumdadır. Çektiğim

Görgüsüz İmam...

Binlerce zırhlı aracı, helikopterleri, süper uçakları (7 adet), bin odalı kaçak saray’ı, beş bin koruması olunca insan soramadan edemiyor…
İsrail ile ticaret yapan gemicik filosu var da...
Bunun neden denizaltısı yok?..
Bir tek ‘’özel denizaltısı‘’ eksik çünkü!..
Genelkurmay Başkanı bile ‘’Özel...‘’



Havada var, karada var, denizde var…
Denizin altında olmasın mı?..

Niyazi…


İkincisinde tezkere geçince…

Bilal oğlanın savaşa gitmeyeceğini bile bile haykırdılar sosyal medyadan:

‘’Bilal oğlan savaşa…’’

Beyaz kefenler giyip, senin için ölürüz diyen yalakalarda dahil edildi…

Atatürk’ün çocukları içlerine sindiremediler çünkü TSK’ya tezkere verilmesine…
  
*
  
Eskidir bu tezkere hikâyesi…

Birincisinde geçiremeyince:

NATO’ya karşı çıkan, tezkereye ‘’izin vermeyen’’ askerlerin başlarına çuval geçirip darbeci diye zindanlara kapattıktan sonra, Paşa Necdet’i genel kurmay başkanı, İmam’ı da ‘’Başkomutan’’ seçtiler…

*

Mesela imam Başkomutan tezkeresine bakıp:

Bayrak...


Heybeliada’daki evin penceresi İstanbul’un en büyük ikinci Türk bayrağının dalgalandığı tepeyi görürdü…

Eğer hava fırtınalı ise, bayrak coşar, trampeti andıran sesler çıkartırdı…

Akşam üstleri pencerenin kenarına oturur, rüzgârdan dolayı pata pata sesler çıkartıp dalgalanan dev bayrağı izler, çoğunlukla ulusal marşlar eşliğinde izlemeye doyamazdım…

Bir sevdalının, aşkına şarkı söylemesi gibiydi bayrağın sesi…

Yaşlı Niça teyze sokaktan geçerken beni pencerede görürse, mutlaka önce dev bayrağa bakar, Rum şivesiyle ne güzel dalgalanıyor deyip selamını eksik etmezdi…

Fırtınalı bir gün de; bayrağın sesini taramalı tüfek sesine benzetip, adayı teröristler bastı sanarak

O bakışlar…


Türk ordusu ne çektiyse içinde barındırdığı hainlerden çekti...
Koca ordu ne yazık ki Atatürk’ün emirlerini yerine getiremedi…
Düşman elbette düşmanlığını yapacaktı… 
Hainlerin karşısında subaylar korktu, pıstı…
 
Aman bana bir şey olmasın, rütbemden, rahatımdan, yaz kampımdan, emekliliğimden, ıvırımdan zıvırımdan mahrum kalmayım anlayışı geldi…
 
Çok açık ve net yazıyorum; Başkomutanı İmam olan Türk Ordusu’nda artık namaz kılmayan kurmaylar