Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

Her şeyi yaktılar...

Ozanları yaktılar...

Aşıkları yaktılar...

Çağdaşlığı yaktılar...

Medeniyeti yaktılar...

İki askerimizi arkadan kelepçeleyip, dünyanın gözleri önünde canlı canlı yaktılar...

Atatürk'ün heykellerini yaktılar...

Gülüşüne kurban olduğumuz kadınların gülüşlerini yaktılar...

Tarikat yurtlarında tecavüz ettikleri çocukların üstlerinden kapıları kilitleyip yaktılar...

Aziz Nesin'in, Uğur Mumcu'nun, Nazım Hikmet'in kitaplarını yaktılar...

Özgürlük şarkılarımızı, türkülerimizi, şiirlerimizi yaktılar...

Milli marşlarımızı, destanlarımızı, bayraklarımızı yaktılar...

Türklüğe ait ne varsa yaktılar...

Kasırları, köşkleri, tarihi dokuları yaktılar...

Ormanları, ovaları, parkları yaktılar...

Çuvallara doldurup, kedileri köpekleri yaktılar...

Akılla, bilimle, sevgiyle, tebessümle, aşkla alakalı ne varsa...

Hepsini yaktılar!..

(.......)

*

Dinci saldırıdır bunun adı...

Kendilerinden olmayanın yakılıp yanmasını isteyen, kör gerici zihniyetin terör saldırılarıdır...

*

Dün Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ni yakmaya kalkıştı sakallının biri...

Devletten bir kuruş almayıp kendi cebinden yaptırdığı sanat okulunda, ücretsiz öğrenci yetiştiriyordu Müjdat Gezen... O sanat merkezi gençlerin cemaat-tarikat yurtlarında savrulmasını engellemek isteyen Aziz Nesin, Türkan Saylan gibi değerlerin ekolünü temsil eder...

Bir toplumun medeniyet yolunda ilerlemesi, çağdaşlığının devamı, neşesi, eğlencesi, gülüp kahkaha atabilmesi için köklerini sanattan kopartmaması gerekiyordu...

Dün sanatı da yaktılar...

*

Nicedir yangın yeridir Türkiye...

*

On beş yılda ekonomiyi yaktılar...

Çiftçiyi, emekçiyi, emekliyi yaktılar...

Alevlerin içinde kalan Türkiye'de, bütün bu cinayetler, rezillikler; bana nasıl olsa bir şey olmaz diyerek, avantacılığa alışıp teslim olanların vebalidir bana sorarsanız...

*

Bu yangınların içinde...

Nedensiz değil haykırışlarımız...

Boşuna değil HAYIR deyişlerimiz...

Hayır demedikçe, bu yangın herkesi saracak...

*

Cehennem ateşleriyle korkutup, yaşamlarımızı, umutlarımızı yaktıklarında...

Sustun Türkiye...

Unutma!..

Etrafını saran bu yangına, HAYIR demek için son virajdasın!..

Cem Akkılıç
21 Şubat 2017





Camileri ahıra çevirdiler...

Bir vatandaş e-posta yollamış, anlatıyor... 

"Cumaları genelde kaçırmayan kendi halinde Müslüman biriyim. Siyasete burnunu sokanlardan değilim, bir şekilde yazılarınıza denk geldim yazmak istedim size... Bir süredir cuma namazlarında yıllardır bildiğimiz tanıdığımız olan imam cemaate fetva türünden baskılayıcı tonda referandum günü evet oyu vermemizi salık veriyor... Evet oyu vermeyenlerin dinden çıkacağını iddia ediyor. Artık camiye gitmeyi düşünmüyorum... Bilginize..."

Aslına bakarsanız kendini yaradan yerine koyup, kimin inançlı kimin inançsız olduğuna karar vererek, AKP'ye oy toplatmaya çalışmak bunların ilk defa yaptıkları bir şey değil...

Din sömürüsü, din simsarcılığı, din pezevenkliği deniliyor siyasi jargonda...

*

Kendilerini Tanrı'nın yerine koymaları ilk değilse de, ilk kez bu kadar coştular...

Çünkü referandum sonunda "hayır" çıkması durumunda rejimi yıkma şansları olmayacak...

Evet'in derdine düşmeleri bu yüzden...

*

Misal, en basitinden...

Hayır çıkarsa...

İsviçre'de banka kasalarına sığmayınca ayakkabı kutularına istifledikleri dolarların hesabı sorulabilecek...

*

Geldikleri günden beri, on beş yılda:

Üniversiteleri susturdular, hukuk fakülteleri hukuksuzluk karşısında ağızlarını dahi açamaz oldular... Parasız eğitim istiyoruz diyen gençleri karga tulumda dövüp yaka paça zindanlara tıktılar... Okulların hepsi İmam Hatip... Koca çınar TSK'yı Ergenekonla, balyozla uyduruk belgelere dayandırarak darbe yapacaklar gerekçesiyle generalinden, başçavuşuna kadar yıllarca hapis yatırdılar... Kendilerinden olmayan ne kadar gazeteci-muhabir varsa ya işlerinden kovdurdular ya da kodese attılar... Seçimler hep hileliydi... Palalarla, sopalarla, satırlarla, "hayır diyen" genç kızları bile kovaladılar...

Yetmedi...

Cumhuriyete son darbeyi indirip, karanlık rejimlerini getirmek için en son camilere el attılar...

*

İmam buyurdu; "evet dersen Müslümansın, hayır dersen yandın..."

Görmüyor musunuz?..

Camileri ahıra çevirdiler ahıra!..

Cem Akkılıç
20 Şubat 2017







Osmanlıca öğreneceklerdi, n'oldu o iş?!..


Üç yıl önceydi...

Osmanlıca balonu üfürmüşlerdi...

Türklüğe düşman AKP'nin baş imamı, yandaş-yalaka medyası ve internete saldığı maaşlı trolleri ile koro halinde "dedelerimizin mezar taşlarını okuyamıyoruz", "Atatürk bizi bir gece içinde cahil bıraktı..." diye yaygaralar kopartıp, yırtınmaya başlamışlardı birden bire...

*

Mazhar Osman tımarhanesinden mezun fesli

Hayır diyoruz ama...


AKP'nin henüz ortalıkta olmadığı yıllarda, gazeteciler eleştiriden tutuklanmazlar; hatta mizahçılar Demirel, Ecevit, Özal, Çiller gibi liderlerin eşek, maymun türünden karikatürlerini çizerlerdi...

Şimdi beğenmedikleri o eski Türkiye'de yandaşlık, yalakalık, yavşaklık henüz icat edilmemişti elbette...

O günler nostalji oldu, bu dincilere kaldı memleket...

Onuncu Yıl yazısı...

On yıl önce blog yazmaya karar verdiğimde, memleket bugün olduğu kadar iğfal edilmemişti... Temelleri ta 1950'li yıllara dayanır ama karşı devrimciler son on yılda, altmış yıl boyunca yaptıklarının bin mislini yaptılar...
Bu yazı Onuncu Yıl yazısı olduğuna göre; blog ile ilgili geçen on yıldan biraz söz edeyim...
Asla talimatla yazı yazmadım, kimselerin kalemi olmadım...

Kıbrıs elden gidiyor, ümmetin şeyinde mi?!..


Bir ülkenin yönetimi İslamcıların eline geçmişse, o ülke dilim dilim İsrail'e peşkeş çekilir...

Millet beş yol, iki köprü, on beş yirmi tane hastane ile güzelce kandırılır...

*

Donsuz gezip; otuz altı taksitle aldığı