Türbanlı kıza açık mektup

Saymış sayıştırmış, açmışsın ağzını yummuşsun gözünü be kızım.

Sen kimin avukatlığına soyunuyorsun!

Hukuk fakültesinde mi okuyorsun, nargilecide peçete mi tutuyorsun?

Gerçekler neden seni bu kadar kızdırdı?

Bu stres ve hırçınlık hatta bu alınganlık niye…

Akşam sabah hiç durmadan bana saydırıyorsun, peki; Atatürk’ten ne istiyorsun?

Yoksa babanın sünnetli, ananın Ayşe, Fatma oluşunu padişaha mı borçlusun?

Yakıştı mı işkembeden sallamak senin gibi inançlı bir dini bütün insana. Böyle mi örnek oluyorsun sen yaşadığın bu topluma…


Bende ne arar o kadar para kızım, kızlara parayla Türban taktırıp Gülhane’de iş tutturacak kadar … Senin zikrettiğin rakama göre kelle başı hesap yapsak, para babası üfürükçü hocalar bile bu işin altından kalkamaz maazallah. İstanbul’un parklarına, kuytu köşe kıyılarına turnike koysak, her gelen kıza 500 lira para verip geçin bakalım kameraların karşısına desek…


Ben söğüt ağacından toplamıyorum ki parayı be kızım!


Bak dinle şimdi beni, sana önemli bir öğüt vereceyim…


Kurtuluş savaşındaki kahraman büyükannelerimizin yemenisiyle, senin kafanı poşetlediğin naylon parçası arasındaki farkı bu ülkenin namuslu insanları yavaşta olsa ayırt eder hale geldiler. Sen Mısır çarşısında manitanla buluşup, Gülhane parkına cilveleşmeye gidiyorken, darlık yüzünden mısır koçanı kaynatıp cephedeki Türk askerine çorba yapan çilekeş Anadolu kadınıyla sakın kendini bir tutma kızım.


Çünkü onların düşmanlardan kurtarılması gereken bir ülkeleri vardı…


Bugün sen, şahsi çıkarlarını siyasi emellerinle birleştirip, nasıl rant peşinde koşarım diye dertlenerek bir bez parçası için özgürlük sevdasına tutulmuşken, kendinle bir tuttuğun Anadolu’nun cesur genç anaları Mustafa Kemal’in etrafında toplanıp bu ülkenin bağımsızlığını kutladılar.


Sen ise; baş tacı edip, uğrunda ölümüne mücadele verdiğin Türbanı bile ayaklar altına aldırdın!


En çok savunduğun şeyi bile kendin mahvettin!


Peki; hiç düşündün mü acaba, üniversitelerde türbanlı kız görmektense bikinili kızları görmek isteyen isyankar ve mizahi bir gençliğin oluşmasındaki katkılarını…


Sakın bana Avrupa da ki okullardan örnekler vermeye kalkışma. Alman’ı, Fransız’ı, Hollandalısı kendi rejimini tehlikeye düşürecek en ufak bir tehlikede adamı ensesinden tuttuğu gibi kapının önüne koyuverir çünkü.


Şimdi bu mektubumu güzelce katla, koyuver bir tarafına.


Zikrine, fikrine, kırdığın cevizlere pek aklım ermez amma,


Yüzünde nur olmasa da, sen pek cilveliymişsin be kızım…


Cem Akkılıç

11 Kasım 2009


* * *

Akp’nin iğrenç yüzü bir kez daha meydanlarda hortladı. ‘’Ne mutlu Türküm diyene’’ sözü ilkel kafalı gericilerin hedefi haline geldi. Sezen Aksu çıkıp Kürtçe şarkı söyleseydi emin olunuz ki alkış tutarlardı. Ancak 85 yaşındaki duyarlı ve vatansever sanatçı İlham Gencer’in Atatürk posterini havaya kaldırması birilerine çok fena battı. İşte Türkiye’nin gazetesi Sözcü bu olayı manşetine taşıdı.







Ajda Pekkan Sar beni sarmala, verme başkasına.
Yükleyen UBOOTMANIA. - .


.

Antalya Atatürk heykeli

Antalya’nın yeni sembolü


Beni yakından tanıyanlar bilirler. Bu zamana kadar bir siyasal partinin kapısının içinden girmişliğim yoktur. Rüzgar nereye eserse o yöne eğilen bir karaktere sahip olmadığım gibi, davetlere, toplantılara katılmışlığımda yoktur. Bugün, her zaman olduğu gibi neyi gördüysem onu yazdım. Şimdiye kadar kanıtsız, belgesiz bir yazı yazmadım. Evet, Antalya şehri hak ettiği birçok güzelliye şimdiden CHP sayesinde kavuşmuş durumda. En güzeli ise; beni derinden etkileyen harikulade Atatürk heykeli oldu.


Bu heykel Antalya’nın sembolü olacaktır.


Yaklaşık 2 yıldır Antalya’ya yolum düşmemişti. O zamanın Antalya’sı ile şimdi ki arasındaki derin fark hemen dikkati çekiyor. Özellikle ulaşımdaki büyük sorunlar eskiye göre köklü bir şekilde halledilmiş. Mart 2009 yerel seçimlerinden önce AKP belediyesine ait olan Antalya ile CHP’nin devraldığı Antalya arasında dağlar kadar fark var. Bütün yollar yeniden yapılmış ve çok temiz. Doğru, dürüst ve çalışkan belediyecilik anlayışının yanında Çallı meydanına yeni inşa edilen devasa Atatürk Heykeli bu ilkeli çalışmaların canlı bir örneği. Yetkili kişilerle yapmış olduğum görüşmeler sonucunda bu güzel ve anlamlı heykelin 10 Kasıma yetiştirilmeye çalışıldığını öğrendim. Zaten çevreye baktığınızda hummalı bir çalışma ortamına tanık oluyorsunuz. Belli ki Cumhuriyet Halk partisi, halkın kendisine olan güvenini boşa çıkartmamış ve büyük kurtarıcımıza olan vefa borcunu da layıkıyla ödemiş.


Atatürk heykellerine hak ettiği değeri vermeyen, soba boyasıyla boyayıp, tinerci mekanı yapan din referanslı Akp zihniyetine karşı verilmiş en güzel cevap olarak görüyorum Çallı meydanında ki bu anlamlı heykeli.


Antalya Büyük Şehir belediye başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ı ve bu projeye emeği geçen tüm CHP çalışanlarını gönülden kutluyorum ve teşekkür ediyorum.



Antalya Büyük Şehir belediyesi resmi sitesi

www.antalya.bel.tr/tr/bel_guncel/haber_detay.cfm?sayfa=7532


Dış hatlar uçak terminali

Antalya havaalanı yeni dış hatlar terminal binası bir turizm şehrine yakışır biçimde modern ve görkemli inşa edilmiş. Ancak şehir merkezine ulaşım sadece Havaş’ın otobüsleriyle yapılıyor. Şehir içi ulaşımının diğer büyük metropollere göre çok ucuz olduğu Antalya’da Havaş 10 Ytl gibi astronomik bir ücret karşılığı yolcu taşıyor. Halbuki 30 kilometrelik aynı mesafede başka hatlara çalışan belediye otobüsleri 1.5 Ytl alıyorlar. Havaş fazladan 8.5 Ytl kazanıyor. Bu sorunun belediye otobüslerinin sefere konulmasıyla çözüleceği bir gerçek. Umarım yakın zamanda bu eksiklik ve adaletsizlik de giderilir.


Cem Akkılıç

6 Kasım 2009


Heykelle ilgili fotoğraflar için buraya bakınız.

.


Gazi Mustafa Kemal’e yapılan saygısızlığın belgesi. Cumhuriyet tarihinin ilk Atatürk heykeli bakımsızlık ve kirlilik içinde.


.