Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

Şüphesiz ki...

Eyyy iman eden işçiler; 360 dolar asgari ücrete isyan etmeyin... Biz kâfir devletlerde imansızlara binlerce dolar asgari ücret veriyoruz ama onlar cennette 72 Huri'yi hayal bile edemeyecekler... 
Şüphesiz ki biz; sevdiğimiz kullarımızı açlıkla sınava tutarız... İnim inim inletiriz... İtiraz edene Nurileri veririz!..
*
Eyyy iman eden devlet memurları; bugün FETÖ'den içeri alınmıyorsan, kadrinin kıymetini bil ve referandumda EVET ver...
Şüphesiz ki biz; FETÖ'yü de getireniz ve ne istedilerse verenleriz... 
*
Eyyy iman eden öğretmenler; öğrencilerinize bağımsızlık gibi kafir icatlarını öğretmeyin...
Şüphesiz ki biz; sorgulayanlara cennetin kokusunu bile koklatmayız... Her yeri İmam Hatiplere çevirenleriz...
*
Eyyy iman eden emekliler; hayal bile edemediğiniz paralı köprüleri, rüyanızda bile göremeyeceğiniz paralı duble yolları, üç ay sonraya gün aldığınız hastaneleri bahşettik sizlere...
Şüphesiz ki biz; almadan zırnık vermeyiz...
*
Eyyy iman eden AK parti gençliği; satırları, palaları bileyleyin...
Şüphesiz ki biz; fistanlı beyaz kefen giymeyenleri, bizden saymayız...
*
Eyyy imansız CU-HA-PE'li kâfirler; bu son şansınız... Referandumda Tayyip'e EVET veriniz...
Şüphesiz ki biz; Tayyip'i peygamberlerde bile olmayan sınırsız yetkilerle donattık...
*
"Hey, heey, heeey..."
Eey eey de bre deyyuz; eyyyy...
*
Eyyy Rusya... Eyyy Almanya... Eyyy Hollanda...
*
Şüphesiz ki biz; EVET çıkmazsa hepinizi çok kötü mikeriz...
Hayır diyenleri; taşa çeviririz...
Cem Akkılıç
15 Mart 2017



Yeter artık ağlama...

Bu ülkede yıllarca Atatürkçüler katledildiler...

Bir otel dolusu aydın, ozan, şair yobazın ateşiyle yakıldılar...

TSK yerle bir edildi, ne kadar Atatürkçü varsa tasfiye edildiler... Onurundan intihar edenler bile oldu... Silivri zindanlarında doktor çağrılmadığından kanseri ilerleyen amirali, örgütün kasası denilip, beş parasız olduğu için belediyenin aracıyla cenazesi kaldırılanları gördü bu millet...

Yurtdışlarından gelip ifade verenleri, "kaçarlar" diye tutukladılar, unuttuk mu?..

*

Ramazan'da oruç tutmayanlar tekme tokat dövüldüler...

Şort giyen kadınlar tekmelendiler... Ki; sıkıysa Anadolu'nun herhangi bir ilinde şort giyin bakalım...

Parasız eğitim istiyoruz diyen gençler zindanlara atıldı...

Muhalif gazeteciler hapislerde...

*

Çık mesela dışarı; HAYIR diye bağır...

Bu satırları yazan blog yazarına yüz elliye yakın dava açtılar...

Şimdi HAYIR diyenler; terörist-dinsiz yaftasıyla satırlarla palalarla kovalanıyorlar...

*

Peki...

Bunca kıyıma bunca hınca karşı...

Bir tane ağlayan, mağdura yatan Atatürkçü gördünüz mü?!..

*

Yıllarca "türban da türban" diye yırtınıp, dinde yeri olmayan bir bez parçasını devletin en tepesine kadar bağladılar...

Anneler babalar tasalı, çocuklarına modern çağın bilgilerini öğretecek okul bulamıyorlar...

Her yer İmam Hatip çünkü...

Kaçak Kuran kursu olmayan bir tek mahalle bulamazsınız...

*

Ne istedilerse yaptılar, ne istedilerse verdiler...

Ayakkabı kutularında istiflediler...

*

Dün çıkmış "Avrupa bizi almadı" diyor...

Sürekli mağdur...

İçerde "mağduriyet" malzemesi bitince, Avrupa'ya sardı bu defa kafayı...

*

Evlilik vaatleriyle kandırılıp, kanepede düzülen ve sonra terk edilenler gibi...

Ha babam mağdurlar...

Bu kadar yıkım, bu kadar artistlik yetmedi mi?..

Yeter artık ağlama...


Cem Akkılıç
12 Mart 2017





Hayır deyişlerimiz boşuna değil...

Saltanatı geri getirmek için her türlü pisliğe sarılıyorlar...

Misal...

Mafyacı Sedat, "reis'in arkasındayız, çok kan dökeceğiz..." dedikten sonra gençleri palalarla kovaladılar...

*

Sosyal Medya'yı foseptik çukuruna çevirdiler, hela yerine Facebook'u, Twitter'ı kullanmaları

Her şeyi yaktılar...

Ozanları yaktılar...

Aşıkları yaktılar...

Çağdaşlığı yaktılar...

Medeniyeti yaktılar...

İki askerimizi arkadan kelepçeleyip, dünyanın gözleri önünde canlı canlı yaktılar...

Atatürk'ün heykellerini yaktılar...

Gülüşüne kurban olduğumuz kadınların gülüşlerini yaktılar...

Tarikat yurtlarında tecavüz ettikleri çocukların üstlerinden kapıları kilitleyip yaktılar...

Camileri ahıra çevirdiler...

Bir vatandaş e-posta yollamış, anlatıyor... 

"Cumaları genelde kaçırmayan kendi halinde Müslüman biriyim. Siyasete burnunu sokanlardan değilim, bir şekilde yazılarınıza denk geldim yazmak istedim size... Bir süredir cuma namazlarında yıllardır bildiğimiz tanıdığımız olan imam cemaate fetva türünden baskılayıcı tonda referandum günü evet oyu vermemizi salık veriyor... Evet oyu vermeyenlerin dinden çıkacağını iddia ediyor. Artık camiye gitmeyi düşünmüyorum... Bilginize..."

Aslına bakarsanız kendini yaradan yerine koyup, kimin inançlı kimin inançsız olduğuna karar

Osmanlıca öğreneceklerdi, n'oldu o iş?!..


Üç yıl önceydi...

Osmanlıca balonu üfürmüşlerdi...

Türklüğe düşman AKP'nin baş imamı, yandaş-yalaka medyası ve internete saldığı maaşlı trolleri ile koro halinde "dedelerimizin mezar taşlarını okuyamıyoruz", "Atatürk bizi bir gece içinde cahil bıraktı..." diye yaygaralar kopartıp, yırtınmaya başlamışlardı birden bire...

*

Mazhar Osman tımarhanesinden mezun fesli

Hayır diyoruz ama...


AKP'nin henüz ortalıkta olmadığı yıllarda, gazeteciler eleştiriden tutuklanmazlar; hatta mizahçılar Demirel, Ecevit, Özal, Çiller gibi liderlerin eşek, maymun türünden karikatürlerini çizerlerdi...

Şimdi beğenmedikleri o eski Türkiye'de yandaşlık, yalakalık, yavşaklık henüz icat edilmemişti elbette...

O günler nostalji oldu, bu dincilere kaldı memleket...

Onuncu Yıl yazısı...

On yıl önce blog yazmaya karar verdiğimde, memleket bugün olduğu kadar iğfal edilmemişti... Temelleri ta 1950'li yıllara dayanır ama karşı devrimciler son on yılda, altmış yıl boyunca yaptıklarının bin mislini yaptılar...
Bu yazı Onuncu Yıl yazısı olduğuna göre; blog ile ilgili geçen on yıldan biraz söz edeyim...
Asla talimatla yazı yazmadım, kimselerin kalemi olmadım...