Cem Akkılıç

Ne mutlu Türk'üm diyene!

Cem Akkılıç

23 Nisan marşı...

O gün yürüyüşe Beşiktaş Valideçeşme'den başlamıştı çocuk korteji...

Bütün çocukların ellerinde tahtadan yapılmış saplara tutkalla yapıştırılmış kağıttan minicik Türk bayrakları vardı... O yıllarda bu bayraklar çok meşhurdu...

Bembeyaz saçlı, mavi gözlü ve dev gibi cüssesiyle sempatik ama disiplinli okul müdürü Adil beyin komutuyla Cumhuriyet'in çocuk korteji, öğretmenlerin eşliğinde yürümeye ve aynı anda marşlar söylemeye başlamıştı...  

Sanki her tarafta var bir düğün...
Çünkü, en şerefli en mutlu gün...

Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan...

Süheyla Artam İlkokulu'nun kızlı erkekleri tüm çocukları, tamamı kırmızı beyazdan oluşan kıyafetleriyle Ortaköy'e doğru yürümeye başladığında, herkes sevinçten alkışlıyor, mutluluk göz yaşları döken velilerin heyecanına ortak olan İstanbul halkı, korteji takip ediyordu...

İşte, bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu...
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan...

Kırmızı beyaz renkleriyle gelincik tarlasını andıran cumhuriyet çocukları yeri göğü inletiyor, boğazdan geçen vapurlar silistire çalarak korteji selamlıyordu...

Kızlar beyaz eteklerinin üzerine kırmızı gömlekler giymiş, erkekler ise beyaz gömleklerinin boynuna kırmızı papyonlar takmışlardı...

Anneler günler öncesinden bu kıyafetleri hazırlayarak ulusal şölenin perde arkasındaki kahramanlarıydılar... Babalar ise biraz daha geriden burunlarını çekip, göz yaşlarını gizlemeye çalışıyorlardı...

Yer gök; kırmızı beyazdı...

Çünkü...

Bugün, Atatürk’ten bir armağan,
Yoksa, tutsak olurduk sen inan...
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan... diye devam ediyordu 23 Nisan marşı...


Cem Akkılıç
22 Nisan 2017



Hiç yorum yok: